Kelime Kökeni: Yunanca
– Yeni doğurmuş kadın, yeni doğum yapmış kadın
– Doğum sonrası kadının yaşadığı altı haftalık süre
Cümle içinde kullanımı: “Doğum yaptıktan sonra lohusa alan kardeşim garip bir ruh haline girdi bebeği kimseye sevdirmiyor”
Kelime Kökeni: Yunanca
– Yeni doğurmuş kadın, yeni doğum yapmış kadın
– Doğum sonrası kadının yaşadığı altı haftalık süre
Cümle içinde kullanımı: “Doğum yaptıktan sonra lohusa alan kardeşim garip bir ruh haline girdi bebeği kimseye sevdirmiyor”
Kelime Kökeni: Yunanca
– Güneyden veya Güneybatıdan esen yerel rüzgar, güney rüzgarı, boz yel, kaba yel
– Güney yönü
– Lodos rüzgarı fırtınası
Cümle içinde kullanımı: “Hava durumuna bakılırsa yarın lodos var gibi, denize açılmayı erteleyelim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Isı ve ışık yayan büyük gök cismi, güneş, şems
Cümle içindeki kullanımı: “Lîv tüm gezegenlerin çevresinde döndüğü büyük bir merkezdir. “
Kelime Kökeni: Fransızca
– Yüz elli dirhem ağırlığındaki sıvı ölçüsü
– Bir desimetre küp hacmindeki ölçü birimi
– Sıvı ve akıcı maddelerin ölçü birimi
Cümle içinde kullanımı: ” Bir insanın günde en az bir buçuk litre içmesi gerektiği doktorlar tarafından tavsiye ediliyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-lisât çoğul biçimi
– Diş eti
– Yüksek öğretime hazırlamak amacıyla öğrenim veren orta öğretim kurumu, orta tedrisat
Cümle içinde kullanımı: “Henüz liseyi bitirmedim son seneni içindeyim, gelecek seni üniversiteye gideceğim.”
Kelime Kökeni: Arapça-elsine, elsün, lüsn, lüsün çoğul biçimi
– Ağzın içindeki dil
– Bir ulusun söylediği veya konuştuğu dil, konuşulan dil, lehçe
Cümle içinde kullanımı: ” Lisânımın kulağınıza garip gelmesinin nedeni uzun bir süre Avrupa’da yaşamamış olmamdan kaynaklanıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Örtü, yüz örtüsü, peçe, nikab
Cümle içinde kullanımı: “Lisâmını bir çekeyim aşağıya da gül cemalindeki gamzene gömüleyim ey yâr!”
Kelime Kökeni: İtalyanca
– Osmanlı devletinde yüz kuruş kıymetinde altın sikke, sarı sikke
– Türkiye, Suriye, Mısır, Ürdün;’de kullanılan ulusal para birimi
– Yüz kuruş değerindeki Türk parası
Cümle içinde kullanımı: ” Bu müsriflikle devam edersen maaşının tek bir lirasını bile arttıramayacaksın.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yumuşaklık, mülayimlik, liynet, huşunet karşıtı
– İshal, sürgün, kabız karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Yemeğine müsil attık tüm gün lînet halde tuvalette geçirir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lakin, ancak, fakat, amma, eğer, yalnız, şayet
Cümle içinde kullanımı: “Lîkin ne etmek lazım gelir bir türlü karar veremem, müteessirim. “