Güsiste nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Kopmuş, kırılmış, çözülmüş, sökülmüş, gevşemiş, sölpük.
Cümle içinde kullanımı:’Kulaklığını taktığı zaman bu dünyadan güsiste olup kimseyi duymuyordu.’
Güsiste nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Kopmuş, kırılmış, çözülmüş, sökülmüş, gevşemiş, sölpük.
Cümle içinde kullanımı:’Kulaklığını taktığı zaman bu dünyadan güsiste olup kimseyi duymuyordu.’
Gülendam nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Gül boylu, ince uzun, güzel endamlı, nazik, latif.
Cümle içinde kullanımı:’Onun kızı Gülendam kelimesinin vücut bulmuş hali gibiydi.’
Güldeste nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve isimdir.
Seçki, gül demeti, çiçek destesi, gül demeti, antoloji, müzikte makam adı.
Seçme manzum ya da nesir yazılarının toplandığı dergi.
Çok güzel şeylerden bir tutam.
Cümle içinde kullanımı:’Bana hediye edilmiş güldeste şuan da bahçede ekili.’
Gurhane nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Türbe.
Cümle içinde kullanımı:’İstanbul’da en çok ziyaret edilen ve hatırasına en çok hürmet edilen gurhane, Eyüp Sultan gurhanesidir.’
Girihçe nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Küçük düğüm, düğümcük.
Yaşı daha az olan, niceliği az olan, niteliği olmayan, değersiz, önemsiz.
Büyümesini, gelişmesini henüz tamamlamış olan.
Kısık, parlak olmayan.
Cümle içinde kullanımı:’İzcilere bugün girihçenin nasıl atılacağını öğrettik.’
Giranbaha nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve sıfattır.
Pahada ağır, değerli olan, kıymetli.
Cümle içinde kullanımı:’Her annenin çocuğu ayrı bir giranbahadır.’
Geriz nedir?
Kelime kökeni: Farsça isimdir.
Lağım, keriz, çirkef.
Cümle içinde kullanımı:’Karşılıklı tartışırlarken gerize taş atıp duruyorlardı.’
Gendümnüma nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Yüze gülüp aldatan, hilekar.
Cümle içinde kullanımı:’Herkese karşı iyi bir tutum sergiliyormuş gibi görünse de aslına gendümnüma bir kişiliği vardı.’
Geveze nedir?
Kelime yapısı: Sıfattır.
Fazla konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, laf ebesi, ağız kavafı, laf kavafı, çene kavafı, dır dır eden, çaçaron, dedikoducu.
Sır tutamayan, boşboğaz.
durmadan konuşmak isteyen, fazla konuşmaktan hoşlanan.
Ağzında bakla ıslanmayan.
Cümle içinde kullanımı:’O bu mahallenin gevezesi, o duyduğu zaman herkes duymuştur.’
Güher nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Gevher, elmas, mücevher, cevher.
Cümle içinde kullanımı:’Gittiğimiz koleksiyoncu da çok nadir Güher parçaları vardı.’