Derhal Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Hızla, Kısa bir zaman içinde, Çok çabuk, Alelacele
Eş anlamlısı Hemen
Cümle İçinde Kullanımı:’ Derhal ona yardım etmeni istiyorum.’
Derhal Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Hızla, Kısa bir zaman içinde, Çok çabuk, Alelacele
Eş anlamlısı Hemen
Cümle İçinde Kullanımı:’ Derhal ona yardım etmeni istiyorum.’
Yadigâr Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, İsimdir
Bir kişiyi yada durumu anımsatan obje.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Ondan bana kalan tek yadigâr duvardaki resmi oldu.’
Nankör Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Sıfattır
Kendisine yapılan iyiliğin kıymetini bilmeyen kimse.
Eş anlamlısı İyilik bilmez
Cümle İçinde Kullanımı:’ Nankör olduğunu zaten kendisi de kabul ediyordu.’
Efsane Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça.
Söylenen bir şeyin gerçeğe dayanmaması.
Eş Anlamlısı: Söylence.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bazen tarih hocamız çok efsane anlatıyor’.
Tezgahtar Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, İsimdir
Kahve, Mağaza, vb. iş yerlerinde müşteriye satış yapan kimse.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Tezgahtar, gelen müşteriyle kavga etmişti.’
Dem Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, ESKİMİŞTİR.
Yapılan yemeğin kıvamına gelmesi için dinlendirilmesi. Eş Anlamlısı: Zaman.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Misafirlerim gelmeden önce çayı yapıp kıvamını demini alması için beklettim.’
Derdest Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, İsim, Eskimiştir
Durdurmak, Kaçmasını engellemek, Ele geçirmek, Yakalamak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Sürekli kaçıp duran adamı sonunda derdest etmişler.’
Hercümerç Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Bileşik, İsim, Eskimiştir
Huzursuz, Düzensiz, Uyumsuz, Karıştırmak, Düzeni bozulmak, Çok dağınık
Eş anlamlısı Allak bullak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Hercümerç ettin beni ne yapacağımı kestiremiyordum.’
Numune Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, İsimdir
Benzeri, Model, Göstermelik, Benzetilmek istenen şey, Misil
Eş anlamlısı Örnek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Ona numune olarak küçük bir parça getirmiştim zaten.’
Dadı Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Evlere çocuk bakmak için giden kadın.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Arkadaşımın annesi dadı olarak çocuk bakmaya gidiyordu.’