Cüda nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve sıfattır.
Annesinde, babasından evinden uzakta yaşayan.
Ayrı, uzak, hasret kalmış.
Cümle içinde kullanımı:’Başka bir şehirde okumanın en zor durumu cüda olup her şeyden uzakta kalmaktır.’
Cüda nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve sıfattır.
Annesinde, babasından evinden uzakta yaşayan.
Ayrı, uzak, hasret kalmış.
Cümle içinde kullanımı:’Başka bir şehirde okumanın en zor durumu cüda olup her şeyden uzakta kalmaktır.’
Nazende nedir?
Kelime kökeni: Farsça
Naz edici, hoş, edalı, sevgili.
Cümle içinde kullanımı:’Ne kadar Nazende ve utangaç bir kız olsa da bu halleri onu daha tatlı yapıyordu.’
Kese nedir?
Kelime kökeni: Farsça isimdir.
Cepte taşınan, içine para, kimlik gibi eşyalar konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba.
Bazı şeyleri kapatmak korumak için üzerine takılan kumaştan çanta biçiminde kap.
Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.
Bir kimsenin mal varlığı.
Organizmanın bazı boşlukları.
Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik.
Kısa, kestirme yol.
Cümle içinde kullanımı:’Yolda giderken özel koleksiyonundan olan kesesini düşürdüğü için çok üzgündü.’
Zeyrek nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve sıfattır.
Anlayışlı, uyanık, zeki, akıllı, hızlı, tetik.
Keten bitkisinin tohumu, ilgi çekici, eli uz.
Cümle içinde kullanımı:’Tüm sınıf dersi kaynatmaya müsait oldu mu hepsi zeyrek maşallah.’
Namütenahi nedir?
Kelime kökeni: Farsça sıfattır ve eskimiştir.
uçsuz bucaksız, sonsuz, engin, sonu bulunamayan, sınırsız, nihayetsiz.
Cümle içinde kullanımı:’Ne denizler aştım namütenahi olan sonu gelmeyen, hepside seni görmek içindi.’
Pestenkerani nedir?
Kelime kökeni: Farsça sıfattır.
Saçma, değersiz, gereksiz, önemsiz, uyduruk.
Bir üzüme sap olamayan.
En kötüsünü yapana yakışan.
Cümle içinde kullanımı:’İş beğenmezse yakında pestenkerani ikinci adı olacak.’
Dilhun nedir?
Kelime kökeni: Farsça.
Yüreği kanayan, içi kan ağlayan, dertli.
Cümle içinde kullanımı:’Bu sıralar durumları o kadar sıkışıktı ki çok düşündüğü için Dilhun ve haraptı.’
Merdümgiriz nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve sıfattır.
İnsanların işlerine burnunu sokmaktan hoşlanmayan.
İnsanlardan hoşlanmayan, yalnızlık seven, mizantrop, toplumdan uzak duran, insanlar arasına girmekten pek haz etmeyen.
Cümle içinde kullanımı:’İnsani davranışlarından şüphe duymasak da toplumda ki merdümgiriz duruşu onu soyut bir şekilde lanse ediyordu.”
Perestiş nedir?
Kelime kökeni: Farsça isim ve eskimiştir.
Tapınma, aşırı düşkünlük, ibadet, çok sevmek, haddinden fazla sevmek.
Cümle içinde kullanımı:’Artık gerçek sevgiler yok herkes sahte, nerede o eski perestişler sevdalar.’
Şikemperver nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş, isim ve mecazdır.
Yemeyi seven, boğazına düşkün, obur, yemek tiryakisi.
Cümle içinde kullanımı:’Böle yemeye devam ederse şikemperver olacak diye korkuyoruz.’