münferit nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Tek, ayrı, kendi başına olan.
Cümle içinde kullanımı:’O aparta münferit olarak taşındı.’
münferit nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Tek, ayrı, kendi başına olan.
Cümle içinde kullanımı:’O aparta münferit olarak taşındı.’
Zevat nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Kişiler, zatlar, kimseler, şahıslar.
Cümle içinde kullanımı:’Dışarıdan gelen yabancı zevat bu toplantıya alınamaz.’
Vesait nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Araçlar, vasıtalar.
Cümle içinde kullanımı:’Otoparkta bulunan tüm vesaitler öğlene kadar alınmalı.’
Üryan nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Çıplak.
Cümle içinde kullanımı:’Bahçeden üryan eriği topladık.’
Üstüvane nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Silindir, direk şeklindeki sütun, içi boş direk şekli.
Cümle içinde kullanımı:’Fatih sultan Mehmet’in döktürdüğü toplar tam bir üstüvane eseridir.’
Uzuv nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Organ, vücuttan parça, üye, unsur, aza.
Cümle içinde kullanımı:’İnsanın her uzvunun mutlaka bir işlevi vardır.’
Uhde nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev.
Sorumluluk, yükümlülük, becerme, yapma, zimmet.
Bir işi üzerine alma. Söz verme.
Cümle içinde kullanımı:Tatil boyunca evdeki eşyalar yan komşumuza uhde olarak kaldı.’
Tesir nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Etki, bir şeyde eser ve nişane bırakma, etkili olma.
Cümle içinde kullanımı:’Yaptığı sunumla herkesi tesir altında bıraktı.’
Temyiz nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Ayırt etme, iyiyi kötüden ayırmak, seçme, yargıtay.
Mahkemelerce verilen kararın kanun ve usul yönünden incelenmesini sağlayan yasal yol.
Cümle içinde kullanımı:’Suçlu sayılıyordu ama temyizle temiz olduğu kanıtlandı.’
Tekabül nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Karşılık olma, karşılama, yerini tutma, yüzleşme, tezat.
Cümle içinde kullanımı:’Kendiyle tekabül yapıp kendini anlamaya çalışması lazım.’