İtaat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Söylenen her şeyi yapmak, Buyruğa uymak, Eş anlamlısı Boyun eğmek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Ona itaat etmek zorunda olduğumu biliyorum’.
İtaat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Söylenen her şeyi yapmak, Buyruğa uymak, Eş anlamlısı Boyun eğmek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Ona itaat etmek zorunda olduğumu biliyorum’.
Terakki Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Terfi, İnkişaf, Gelişme, Yükselme,Eş anlamlısı İlerleme
Cümle İçinde Kullanımı:’ Üniversite sınavında büyük terakki göstermiş’.
Zinhar Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Eskimiştir
Kesinlikle yapılmaması gereken, Katiyen, Eş anlamlısı Sakın
Cümle İçinde Kullanımı:’ Zinhar onun ne yaptığını benden öğrenemeyeceksin’.
Terkin Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Yazılmış bir şeyin üstünü çizerek silmek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yanımda silgim olmadığı için terkin yapıp geçmiştim’.
Vaziyet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Pozisyon, Hal, Eş anlamlısı Konum
Engel olmak, Karşı çıkmak
Davranış şeklini sahiplenmek, benimsemek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun bu vaziyette olması beni mutlu ediyordu’.
Reşit Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir, Sıfattır
On sekiz yaşını doldurmuş ya da yasal olarak erginliğine mahkemece kabul edilmiş kimse. Eş anlamlısı Ergin
Cümle İçinde Kullanımı:’ Kanunlar önünde reşit olmama az bir zaman kalmıştı’.
Ebeveyn Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Baba, Anne
Cümle İçinde Kullanımı:’ Ebeveynlerimizden daha çok öğreneceğimiz şeyler olduğunu düşünüyorum’.
Tekamül Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Yetkinlik, Olgunlaşmak, Gelişmek, Eş anlamlısı evrim
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yaşı ilerledikçe eski halinden eser kalmamış tekamül olmaya başlamıştı’.
Serzeniş Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Eskimiştir
Fırça, Suçlama, İsyan, Şikayet, Eş anlamlısı yakınma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun yaptıklarına karşı haklı olarak serzeniş de bulunuyordu’.
İstidat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Kapasite, Yetenek, Beceri, Eş anlamlısı Kabiliyet
Cümle İçinde Kullanımı:’ Öyle istidatları vardı ki elinden her iş geliyordu’.