Dem Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, ESKİMİŞTİR.
Yapılan yemeğin kıvamına gelmesi için dinlendirilmesi. Eş Anlamlısı: Zaman.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Misafirlerim gelmeden önce çayı yapıp kıvamını demini alması için beklettim.’
Dem Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, ESKİMİŞTİR.
Yapılan yemeğin kıvamına gelmesi için dinlendirilmesi. Eş Anlamlısı: Zaman.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Misafirlerim gelmeden önce çayı yapıp kıvamını demini alması için beklettim.’
Devir Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, ESKİMİŞTİR.
Sahip olduğun malı başka birinin üzerine geçirme, sürekli ve düzenli değişme.Eş Anlamlısı: Aktarılma.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Rahmetli dedem bütün mal varlığını annemin üzerine devir etti.’
İntaç Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Bir durumu veya işi neticelendirmek, Tamamlamak, Sonuca ulaşmak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Proje ödevimi sonunda intaç etmiştim.’
Takyit Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Bir kimsenin özgürlüğünü kısıtlamak, Hareketlerini sınırlamak, Daraltmak,
Cümle İçinde Kullanımı:’ Şu sıralar beni takyit etmeye çalışıyordu.’
Tahfif Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
İşin birazını üstlenip kişinin yükünü hafifletmek, Ağır yük yüklememek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun işinin birazını üstlenerek tahfif etmiştim.’
Fert Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
İnsanlardan her biri, Tek varlık, Tek can
Eş anlamlısı Birey
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu ailenin her bir ferdi babayiğit kişilerdir.
Cevaz Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Müsaade, İcazet, Elverişli bulma, Onay
Eş anlamlısı İzin
Cümle İçinde Kullanımı:’ Araba kullanmam için cevaz almam gerekiyordu.’
İcazet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Müsaade, Tasdik, İzin, Onay
Eş anlamlısı Diploma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Arkadaşlarımla dışarı çıkmak için icazet almak zorundayım.’
Şerait Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Vaziyet, Şartlar
Eş anlamlısı Koşullar
Cümle İçinde Kullanımı:’ Daha fazla bu şerait altında çalışamayacağım.’
Tevzi Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Herkesin hakkına düşeni vermek, Paylaştırmak, Bölüştürmek
Eş anlamlısı Üleştirme, Dağıtma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yaşlı kadın, çocuklara şekerleri eşit şekilde tevzi ediyordu.’