Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dokuzunca kat gök, dokuzuncu felek, dokuz kat sema
Cümle içinde kullanımı: “Neylerim sen yoksan felekül-eflak’ı, ayrılığa nasıl dayanırım?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dokuzunca kat gök, dokuzuncu felek, dokuz kat sema
Cümle içinde kullanımı: “Neylerim sen yoksan felekül-eflak’ı, ayrılığa nasıl dayanırım?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir kimsenin iyi yanlarını, özellikleri öven anlatan kişi
– Tek te vasıflarını beyan ederek metheden, vasıflandırarak bildiren
Cümle içinde kullanımı: “Aman efendim abartıyorsunuz, vassaflık yeteneğinizle beni göklere çıkarttınız doğrusu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yıkık dökük yer, harap olmuş, viran
– Rubai vezinlerinden biri
Cümle içinde kullanımı: Eski, ahreb olmuş evler restore edilerek geçmişin izleri korunmaya devam ediyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yakın kişiler, mahremler
– Güzeller, gençler
Cümle içinde kullanımı: “Liseli avıjeganlar kopardıkları gürültüyle patırtılarıyla kulaklarımızı deliyorlar.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Leş yiyen, leş yiyici
Cümle içinde kullanımı: “Savaş sonrasında ortaya laşehar siyasetçiler peyda olur. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sevgilisinden ayrılan kişinin duyduğu üzüntüyü yazdığı şiir
– Ayrılık manzumesi
Cümle içinde kullanımı: “Geçer deme iki gözüm, kağıtlar dolusu firakıyye methiye yazsam atlamam acımın yükünü.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kıyafet değiştirerek kendini saklayan, takma ad kullanarak kendi adını saklayan, kılık kıyafet değiştirerek kendini tanıtmama
Cümle içinde kullanımı: “IV. Murad, geceleri mütenekkiren halde sokakları teftiş ederek alkol ve tütün yasağına uyulup uyulmadığını kontrol ederdi. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Resmi konuklara kılavuzluk etmek, ağırlamakla görevlendirilen kişi
– Konukçu
Cümle içinde kullanımı: Turizm ve Kültür Bakanlığında görevlendirilen mihmandarlar yabancı konuklarımıza ülkemizi tanıtmaktadır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Meşhur olmuş, herkes tarafından tanınan, bilinen
– Şeriatın uygun bulduğu, buyruk olarak verdiği
Cümle içinde kullanımı: “Bu maruf beste ne zaman dinlesem yüreğimin bam telini titretir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sarhoş olma
– Kendinden geçme
– Can çekişme, ölüm anı
Deyim: Sekerât-ı mevt – Sekerâtü’l-mevt
Cümle içinde kullanımı: Sekerat anında soğuk terler döken beden, ruhtan ayrılmamak gayesine düşse de ne fayda.”