Kelime Kökeni: Arapça
– Yalan yanlış, saçma konuşan kimse
– Yaşlı, bunamış kişi
Cümle içinde kullanımı:” Abuzambak, tuhaf bir o kadar da eğlenceli adamdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yalan yanlış, saçma konuşan kimse
– Yaşlı, bunamış kişi
Cümle içinde kullanımı:” Abuzambak, tuhaf bir o kadar da eğlenceli adamdır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ağustos
– Üzümden yapılma içecek
– Güneş
– Tazelik
– Güzellik
Cümle içinde kullanımı: “Şayet ömrümün geri kalanında bu abtapları görmeseydim pişmanlığım nice olurdu. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Karın boşluğu
– Böğür
– İçine su doldurulan çukur, havuz
Cümle içinde kullanımı: “Dün akşam saatlerinde abhunuma giren sancı solumu nefesimi kesmişti. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Nergise benzeyen
Nergis gibi
Cümle içinde kullanımı: “Kır tepesinde açan çiçekleri gördün mü, tıpkı abherın gibi kokuyor.”
Kelime Köken: Ad – eskimiştir
– Öz güzelliği
– Dış güzellik
Cümle içinde kullanımı: “Benim gözlerim onun ancak abu reng’ini görebilir, ama kalbim ruhunu benimser.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Mısır valisi, sadrazam
– Mısır prenslerine verilen unvan
Cümle içinde kullanımı: “Fahametlü Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Mısır’ın ilk valisidir.”
–
Kelime Kökeni: Farsça
– Güzel gözlü sevgili
– Ceylan gözlü kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ahu çeşm’i dilberim açtım yollarımı, bir zeytin dalı kapıp geliver yamacıma.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Haberler
Rivayet edilmiş hikayeler
Cümle içinde kullanımı: “Eski dönem ahabirler dergilerde, elden ele dolaştırılan tek sayfalık ilanlarda yer alırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İktidarı ve makamıyla
– Kuvveti ve gücüyle
Cümle içinde kullanımı: “Fatih Sultan Mehmed, yönetici ruhu ve biliktidar niteliğiyle adını tarih yazdıran padişahlardan biriydi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Genellikle Arapların üstüne giydikleri hırka
– Nakletme, taşıma, bir yerden başka bir yere götürme
– Alt etme, karşısındakini yenme
Cümle içinde kullanımı: “Kaside-i Bürde, İslam peygamberi Muhammed adına yazılmış en iyi övgü kasidelerinden biridir. “