Kelime Kökeni: Arapça
– Ezbercilik
– Boşsözcülük
– Bir sözü veya yazıyı tasannua, değerli göstermeye kaçan kelime süsleri
Cümle içinde kullanımı: “Mübalağa sanatı bir nevi TEZYİNÂT-I LAFZİYYE’ye dayanmaktadır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ezbercilik
– Boşsözcülük
– Bir sözü veya yazıyı tasannua, değerli göstermeye kaçan kelime süsleri
Cümle içinde kullanımı: “Mübalağa sanatı bir nevi TEZYİNÂT-I LAFZİYYE’ye dayanmaktadır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sözlü olarak, söze bağlı olarak, sözel olarak, sözün gelişine göre, yapısına göre
– Yazılı olmayarak, konuşarak
Cümle içinde kullanımı: ” Yazılı kurallar bir yana lafzen etik kuralları toplum düzenini belirmektedir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Boş sözlerle övünme, manasız övüngen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ne desem ne yapsam boş laffâzî kişilerle yarışamam.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dinî olmayan, din dışı, dinle alakası olmayan (kimse), dinsiz, dini inancı olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Nasıl din kardeşlerimizi saygıyla başımızın üstünde taşıyorsak lâ-dînî olanı da saygıyla karşılamalıyız. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Duvar, tuğla veya kerpiçten yapılan engel, taştan yapılan dikey düzlem
– Erkek çocuğu, delikanlı, genç erkek
– Seyis yamağı
Cümle içinde kullanımı: “Bahçenin dört bir yanını çeviren lâd öyle yüksekti ki iki adam boyunu aşıyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kitaplar, eserler
– Kitab çoğul biçimi
Cümle içinde kullanımı: “İslamı aydınlatmak, Müslümanlara yol göstermek amacıyla yazılan kütüp benim nazarımda mukaddestir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Uyuşuk, tembel, gevşek, üşengeç, eringen
Cümle içinde kullanımı: “Hayatımın hiçbir döneminde küsûl bir karaktere sahip olmadım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hısımlar, yakınlar, akrabalar
Cümle içinde kullanımı: “Konu komşular kurebâlar ikramiyenin bana çıktığını duyduğundan beri evimden çıkmıyorlar.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yaratıcı, Allah, Mevla, Rab, Tanrı
Cümle içinde kullanımı: “Kird-gâr ne eylerse güzel eyler, yeter ki inancını yaralama!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Nitelik bakımından, Keyfiyet ile alakalı
– Bir şeyin iyi veya kötü olmasıyla ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Bir insanın keyfiyyeten özellikleri onunla oturup kalkmadan, bir ekmeği bölüşüp yemeden anlayamazsın.”