Mesele Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Güç iş, sorun, problem.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bu mesele bugün içinde halledilmezse başımız büyük belaya girer’.
Mesele Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Güç iş, sorun, problem.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bu mesele bugün içinde halledilmezse başımız büyük belaya girer’.
Hücre Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın görev ve yapı bakımlarından en küçük birimi, göze.
Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları genellikle cezaevlerinde bulunan küçük oda.
Cümle İçinde Kullanımı;’Bugün biyoloji dersinde hücre ve yapılarını gördük’.
Faiz Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kar, getiri, ürem, nema.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bankadan çektiğim kredi faizinin bu kadar olacağını beklemiyordum’.
Hedef Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Nişan alınan yer yada şey, nişangah.
Yapılması düşünülen iş, amaç, erek, gaye.
Ulaşılacak yer, varılacak son nokta.
Cümle İçinde Kullanımı: ‘Sonunda hedefime ulaştığım için çok mutluyum‘.
Şehamet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Akıl ve zekayla birlikte olan cesaret, yiğitlik cür’et. Tez anlayışlı olmak.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bu şehametli davranışından dolayı herkes onu kutladı’.
Ebat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Boyut.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bu masanın ebatı sandığımdan daha kısaymış’.
Matla Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça (Eskimiştir)
Yıldızlar veya Güneşin doğdukları yer, ufuktan çıktıkları yer.
Cümle İçinde Kullanımı: ‘Deniz kenarında oturduk ve matlayı izliyoruz’.
Nalayık Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça lāyiḳ (Eskimiştir)
Hoş olmayan, yakışıksız.
Cümle İçinde Kullanımı: ‘Böyle nalayık davranışlar yüzünden toplantıdan atılmasına az kaldı’.
Nakış Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Genellikle kumaş üzerine, renkli iplikler ya da sırma kullanarak elle ya da makineyle yapılan işleme. Duvar ve tavanları süslemek için yapılan süsleme.
Cümle İçinde Kullanımı: ‘Ananem bu nakış modelinin eskilere dayandığını söyledi’.
Marifet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Ustalık, uzmanlık, hüner. Uygun olmayan, can sıkıcı, hoşa gitmeyen can sıkıcı iş veya davranış.
Cümle İçinde Kullanımı: ‘Bu yaptığını marifet sanıyor ama sonunda canı yanacak’.