Kelime Kökeni: Arapça
– Gereli olma, gereklilik, lüzum, icap
Cümle içinde kullanımı: “Düğün öncesinde kız evine giden bohça lizâmdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Gereli olma, gereklilik, lüzum, icap
Cümle içinde kullanımı: “Düğün öncesinde kız evine giden bohça lizâmdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-lisât çoğul biçimi
– Diş eti
– Yüksek öğretime hazırlamak amacıyla öğrenim veren orta öğretim kurumu, orta tedrisat
Cümle içinde kullanımı: “Henüz liseyi bitirmedim son seneni içindeyim, gelecek seni üniversiteye gideceğim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kur’an-ı Kerim, Mushaf, Kelam-ı Kadim
Allah’ın lisanı,
Cümle içinde kullanımı: “Tövbeni bozmayacaksın lisân-ullah üstüne el basıp yemin et!”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Ana dili
– Bir insanın doğduğu toplumun kullandığı dil
Cümle içinde kullanımı:” Doğduğum toprakların lisan-ı mâder-zâdı günümüzde kullanılmıyor ne yazık ki.”
Kelime Kökeni: Arapça-elsine, elsün, lüsn, lüsün çoğul biçimi
– Ağzın içindeki dil
– Bir ulusun söylediği veya konuştuğu dil, konuşulan dil, lehçe
Cümle içinde kullanımı: ” Lisânımın kulağınıza garip gelmesinin nedeni uzun bir süre Avrupa’da yaşamamış olmamdan kaynaklanıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yumuşaklık, mülayimlik, liynet, huşunet karşıtı
– İshal, sürgün, kabız karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Yemeğine müsil attık tüm gün lînet halde tuvalette geçirir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Palan, eğer, semer, yukaç
Cümle içinde kullanımı: “Atların likâflarını vurup yemlerini vermeyi ihmal etme sabah ezanıyla yola koyuluruz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Uzun sakallı
– Uzun ve kaba sakalı olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Lihyanî ve üzerindeki hacı kıyafetleri sayesinde dini bütün biri gibi görünürdü ama bana kalırsa insanları yönetmek için dini kullanan bir dalavereci idi. “
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Bir hikmete dayanarak, bir hikmetten dolayı, bir hikmete mebni olarak, bir sebepten dolayı
Cümle içinde kullanımı: “Li-hikmetin tüm dünyadan elini eteğini çekerek matemine gömüldü. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Lehim
– Lehimleme
– Lehim ile tutturma
Cümle içinde kullanımı: ” Demirler lihâm edilerek birbirine kaynarken ustalığını gösteriyordu.”