Kelime Kökeni: Arapça
– Giymek işi, giymek eylemi
Cümle içinde kullanımı: ” Kara peçeyi lübs edip yüzüne, günün karanlığına hüzünle çıkmışsındır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Giymek işi, giymek eylemi
Cümle içinde kullanımı: ” Kara peçeyi lübs edip yüzüne, günün karanlığına hüzünle çıkmışsındır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Şişmanca, kilolu, tombul, etli, etine dolgun
Cümle içinde kullanımı: “Kümesten en güzelini en lübbâhiyye tavuğu seç gel akşama pişirelim.”
Kelime Kökeni: Arapça
Yalanacak, yenilecek macun
Cümle içinde kullanımı: “Bitki özlerinden yapılma lu’ûk her derde deva diyorlar ama bende işe yaramadı.”
Kelime Köken: Arapça
– Yerden toplanan şey, yere düşen şeyleri toplama
Cümle içinde kullanımı: “Kasalara doldurulan elmalar lukta olarak fabrikaya satılacak. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Lokma, sokum, bir defa da yutulacak yemek
– Yutmak
Cümle içinde kullanımı: ” Bir yudum suyuma bir lûkme somunuma eş ol isterdim, tek temennim buydu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Göz ucu ile bir şeye dikkatli dikkatli bakma
Cümle içinde kullanımı: ” Direk bakamaz luhâza seyrederdim uzaktan çehresini.”
Kelime Kökeni: Arapça-elgaz çoğul biçimi
– Yanıltmaca, bilmece, bulmaca,
– Aruz ile yazılan manzum bilmeceler
Cümle içinde kullanımı: “Lugaz metinlerde geçen ibareler insanların eğlenceli vakit geçirmelerini sağlar. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sözlük ile uğraşanlar, sözlükçüler, lugatçiler, kelimeden anlayan alimler, lügatçiler
Cümle içinde kullanımı: “Her yazar ve şair biraz lugaviyyûn becerisi taşır, bu edebiyatın doğasında var. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Oyunlar, eğlence türleri, eğlenceler
Cümle içinde kullanımı: “Lu’biyyat çeşitleri yörenin kültürüne göre değişiklik gösterebilmektedir.”
Kelime Kökeni: Arapça-lubiyyat çoğul biçimi
– Oyuna özgü, oyun ile ilgili olan, oyunla alakalı
Cümle içinde kullanımı: ” Lubî hakkındaki eleştirilerinizin temsilimizin maneviyatını geliştireceğini düşünüyorum. “