Kelime Kökeni: Arapça
– Oyun, güldürü, eğlence, sefahat, piyes, eğlenmeyi sağlayan toplantı
Cümle içinde kullanımı:” Beni lu’b tarzı yerlerden uzak durmaya iten şey de içimdeki dermansız sızı değil miydi validem?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Oyun, güldürü, eğlence, sefahat, piyes, eğlenmeyi sağlayan toplantı
Cümle içinde kullanımı:” Beni lu’b tarzı yerlerden uzak durmaya iten şey de içimdeki dermansız sızı değil miydi validem?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Salya, tükürük, ağızdan sızan tükürük
– Bitki özleriyle kıvamlı duruma getirilmiş ilaç, bitki şerbeti
Cümle içinde kullanımı: “Felç geçirdiği günden bu yana lu’âb akan ağzını tam anlamıyla kapatamıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-lukta+hulkum
– Bir tür tatlı kurabiye
– Halkum denilen şeker, latilokum, kesme
– Şekerli nişasta eriyiğinin eritilip ağdalaştırılması ve içine meyve özleri ile kuruyemişlerin katıldığı dikdörtgen kare biçimdeki tatlı şekerleme
– Yumuşak ve tatlı şeyler için kullanılan söz
Cümle içinde kullanımı: ” Türk lokumu damakta bıraktığı enfes tadıyla meşhurdur azizim, başka ülkelerde bu tadı bulamazsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-lukma
– Bir defada yutulan yiyecek, sokum
– Parça, az miktar
– Sulu hamurun kaynar yağ içine kaşıkla dökülmesiyle üzerine şerbet dökülerek yenilen hamur tatlısı
– Lokma tatlısı
Cümle içinde kullanımı: ” Meftanın elli ikisinde bütün mahalleye lokma döküp dağıtacağım, rahmetli çok severdi.”
Kelime Kökeni: Arapç-zarf
– Kendinden, kendiliğinden, olduğu gibi, bizzat
Cümle içinde kullanımı: “Lizâtihi kabul ederek bu evliliğin gerçekleşmesi yönünde rıza göstermiştir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bağlanma, katılma, iltihak, bitişmek
Cümle içinde kullanımı: “Bu yavrucak iyiden iyiye evimize lizâk etti onu nasıl bırakabiliriz ki?”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Bunun için, bundan dolayı, bundan ötürü
Cümle içinde kullanımı: ” Efendim li-zâlike yarından itibaren tüm eşyalarınızı toplayarak ayrılmanız gerekmektedir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yaraşma, değerli olma, yararlık, değim, yeterlilik, yararlılık,
– Güç, iktidar, fazilet, marifet, hüner, erdem
Cümle içinde kullanımı: “Köprü yapımında eli işe yatkın, liyâkat sahibi ustaları toplamak gerek.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sığınma, korunma, iltica etme
– Birbirinin arkasına gizlenme, birinin himayesine girme, saklanma
Cümle içinde kullanımı: “Almanya’ya giderek livâz talebinde bulunduğunu duydum, artık ülkeye dönmez. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hz. Muhammed ümmetinin mahşer gününde altında toplanacakları bayrak, makam-ı Ahmedî
Cümle içinde kullanımı: “Mahşer günü gelip çattığında Livâü’i-hamd altında toplanacak İslam’ın ışığını takip edecek.”