Kelime Kökeni: Arapça
– Nesneleri birbirine çarptırma, birden fazla nesneyi birbirine vurma
Cümle içinde kullanımı: “Bu iki hergeleyi bana bir verseler kulaklarından tutup kafalarını birbirine lafk ederdim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Nesneleri birbirine çarptırma, birden fazla nesneyi birbirine vurma
Cümle içinde kullanımı: “Bu iki hergeleyi bana bir verseler kulaklarından tutup kafalarını birbirine lafk ederdim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir varlığın gerçek özü, aslı, kök
– Esas, ana öge, temel,
– Manevi varlık, ruh, benlik
Cümle içinde kullanımı: “Somut varlık bir yana insanın içi, künh’ü iyilikle donatılmalı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Gözün içindeki siyah kısım, gözbebeği
– Camdan yapılmış kap
– İdrar yapılan kap, ördek
Cümle içinde kullanımı: “Sevgilim, benim biricik karûre’m cilvene kurban olayım!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir avuç içinde tutulan su, avuca sığan su miktarı
– Yağmur yağdığında avuçta biriken su
Cümle içinde kullanımı: “Yağmura açarım kollarımı, birikir yağmurun gözyaşları ellerimde. Gurfayı içerim avuç avuç, temizlenmek için.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Gazete yazma
– Arasına sokma, sıkıştırma
– Bir araya getirme, biriktirip toplama
Cümle içinde kullanımı: “Yazdığı şiirleri ve makaleleri derc ederek bir dergide yayınlanmaya çalışıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kadınlık, kadın olmak için gerek olan nitelik ve erdemi taşıma
– Feminite
Cümle içinde kullanımı: “Nisvaniyyeti ile duruşuyla tam bir İstanbul hanımefendisidir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Nadir bulunma, az rastlanan, seyrek görülen
Cümle içinde kullanımı: “Siyah orkideler nedret türde çiçeklerdir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İyilik yapmayı seven kimse, hayırsever
– Kokusu çok olan, kokulu
Cümle içinde kullanımı: “Rahmetli iyilikle dolu neffah birisiydi, toprağı bol olsun.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Aklama, temize çıkma, suçsuz olduğunun ortaya çıkması
Cümle içinde kullanımı: “Yeğenim mahkeme tarafından ibrâ edildi, bende rahat bir nefes alabildim sonunda. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Göz yaşı akıtma, ağlama, ağlamak eylemi
Cümle içinde kullanımı: “Niçin ibtika edersin be küçüğüm, yazık değil mi bu yaşlara?”