Kelime Kökeni: Arapça
– Hiçbir şey değil, hiç değeri yok, değersiz, bir şey değil
Cümle içinde kullanımı: ” Gözümde lâ-şey olan kişilerden birisin varlığın da yokluğunda bir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hiçbir şey değil, hiç değeri yok, değersiz, bir şey değil
Cümle içinde kullanımı: ” Gözümde lâ-şey olan kişilerden birisin varlığın da yokluğunda bir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Elbette, kuşkusuz, tabii, doğal olarak, herhalde, şüphe yok
Cümle içinde kullanımı: “Lâşek söylemenize gerek yok, bende kuralların uyulması için koyulduğunun farkındayım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yakıya özgü, yakı ile ilgili, yakıyla alakalı
Cümle içinde kullanımı: “Yarı katı yapışkan laskî tedavi yöntemi yetişkin kişilerde ağrı azaltmada kullanılır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hepsinden öte, en çok, hele, özellikle, mahsus, bilhassa, hususiyle
Cümle içinde kullanımı: “İnsan zayıftır kardeşim lâ-siyemmâ sevgi konusunda yenik düşmeye mağluptur.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Parlayan, parlayıcı, parlaklığa sahip
Cümle içinde kullanımı: “Gece yıldızların lasîf ışıltısı altında uyurken aklıma hep kaş çatışın geliyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Arkadaş, ayrılmaz dost, gönüldaş
– Düşman karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Bizler aşkın ve sevginin yolcularıyız lasîk olup kol kola girerek yürürüz. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yapışan, yapışkan, yapışık, yapışmış olan, yapışık, yapışıcı
Cümle içinde kullanımı: “Çam ağaçlarının özlerine lâsık olur dikkat et saçına geçmesin. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Tek, ikincisi olmayan, yalnız, vahid
– Allah’ın sıfatlarından biri
Cümle içinde kullanımı: “Allah her zaman lâ-sanî yaratıcıdır ol der ve olur. “
Kelime Kökeni: Arapça-las
– Hırsızlar, yankesiciler, sarıklar, arakçılar
Cümle içinde kullanımı: “Mahallemize dadanan elsâs yüzünden insan geceleri uyumaya korkar hale geldi. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Şüphesiz, Kuşkusuz
Cümle içinde kullanımı: “Lâ-reybî Allah tektir, ortağı olmaz. “