Fasık Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Günah işleyen, Haramdan kaçmayan, Allah’ın yasaklarına uymayan
Zarar verecek davranış veya söz, Kötülük, Eş anlamı fesatçı
Cümle İçinde Kullanımı:’ Kendine gel artık fasık işler yapma’.
Fasık Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Günah işleyen, Haramdan kaçmayan, Allah’ın yasaklarına uymayan
Zarar verecek davranış veya söz, Kötülük, Eş anlamı fesatçı
Cümle İçinde Kullanımı:’ Kendine gel artık fasık işler yapma’.
Firkat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Birbirinden ayrı düşme, Eş anlamlısı ayrılık
Cümle İçinde Kullanımı:’ Hep senin yüzünden firkata düştük
Süzük nedir?
Kelime kökeni: Türkçe Sıfattır.
Zayıf, güçsüz, süzgün, süzülmüş
Cümle içinde kullanımı:’Diyete gireceğini söylediğinde inanmamıştım ama bugün görüştüğümüzde çok süzük kalmıştı şaşırdım’.
Nüsha Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça
Birbirinin tıpkısı olan yazılı şeylerin her biri. Kopya, benzer, aynı
Cümle İçinde Kullanımı; ‘Yeni tuttuğum evin sözleşmesinin bir nüshasını da bana verdiler’.
Memat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Sonsuz uyku, Vefat etmek, Eş anlamlısı ölüm
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu kadar net konuşmamalısın hayat memat meselesine geldi bu konu’.
Mihran nedir?
Kelime kökeni: Farsça
Pakistan’dan bulunan indus nehrine, İslam müellifleri tarafından verilen isim, Nehir.
Cümle içinde kullanımı:’Tur rehberi bize pakistanı gezdirirken mihranı gösterdi’.
Kendir Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Bitki, Kenevir, Eş anlamlısı çedene
Urgan, Halat
Cümle İçinde Kullanımı:’ Karşı komşumuz bahçesinde kendir yetiştiriyordu’.
Mahzun Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Hüzünlü, Kederli, Mutsuz, Eş anlamlısı üzüntülü
Cümle İçinde Kullanımı:’ Her şeyin çaresi vardır bu kadar mahzun olma’.
İmaret Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Tarih terimi
Yoksullara ve eğitim gören öğrencilere yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak için açılmış bir hayır müessesesidir. Eş anlamlısı imarethane
Cümle İçinde Kullanımı:’ İmarethane de her gün farklı farklı yiyecekler dağıtıyorlardı’.
Niyaz nedir?
Kelime kökeni: Farsça niyāz.
Yalvarma, Yakarma, İstek, Arzu, Dua, Dilek, yakarış, İhtiyaç, Muhtaçlık, Zorunluluk, Sıkıntı.
Cümle içinde kullanımı:’yaratana niyaz ederim ki bir daha vatanı düşmanın eline düşürmesin ‘.