Münkir nedir?
Kelime kökeni: Arapça munkir.
Tanrının varlığına inanmayan, Tanrının varlığını inkar eden.(kimse)
İnkar eden, kabul etmeyen, yadsıyan,
Cümle içinde kullanımı:’Çocukluğunun geride kaldığına, büyüdüğüne münkir etmiyordu.’.
Münkir nedir?
Kelime kökeni: Arapça munkir.
Tanrının varlığına inanmayan, Tanrının varlığını inkar eden.(kimse)
İnkar eden, kabul etmeyen, yadsıyan,
Cümle içinde kullanımı:’Çocukluğunun geride kaldığına, büyüdüğüne münkir etmiyordu.’.
Güya Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Farz etmek, Sözde, Eş anlamlısı sanki
Cümle İçinde Kullanımı:’ Güya verdiğim işi yapacaktı’.
Aheste Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Hafif, Yavaş, Hızlı olmayan, Eş anlamlısı ağır
Cümle İçinde Kullanımı:’ İşimizin acil olduğunu söylemiştim aheste aheste yapmayı bırak’.
Otağ nedir?
Kelime kökeni: Eski Türkçe
Büyük ve süslü çadır, Padişah ve vezirler için yapılan gösterişli ve etekli çadır, Ateş yapmak, Duman tütmek.
Cümle içinde kullanımı:’ Kalbimin içinde otağ kurduğunu cümle alem bildi, bildi de adımı mecnuna çıkardı’.
Mensur Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Yayılmak, Dağılmak
Karışık, Ölçüsüz, Eş anlamlısı düz yazı
Cümle İçinde Kullanımı:’ Şiirleri böyle mensur yazma ilgi çekici değil’.
Riya Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça
İkiyüzlülük, olduğundan farklı görünme, yalan. Riyakâr
Cümle İçinde Kullanımı; ‘ Hep mi yalan hep mi riya, görsen bir kez mahzun bakışını tüm felaketler gözlerinde sanırdım ‘.
Abad Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Ebediyet gelecek zamanlar, Eş anlamlısı bayındır
Cümle İçinde Kullanımı:’ Öyle bir zaman gelecek ki o abad zamanları da göreceğiz’.
Zürriyet nedir?
Kelime kökeni: Arapça ẕurriyyet.
Döl, soy sop, sulp, Çocuk,Yavru.
Cümle içinde kullanımı:’Bazı doğada yaşayan vahşi hayvanlar zürriyetini bırakıp avlanmaya gitmek zorunda kalsalar da normal de zürriyetlerini bırakmazlar’.
İstical Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça, Eskimiştir
Acele etme, ivedilik.
Cümle İçinde Kullanımı;’Bu konuda ona beklemesini söylemiştim ama o çok istical etti’.
Merhale Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Yolculuk ederken dinlenmek için durulan yer.
Etap, Kademe, Mertebe, Eş anlamlısı aşama
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu merhaleye ulaşmak için çok çaba göstermişti ne yazık ki olmadı’.