Lahik Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Erişen, varan, yetişen, ulaşan, kavuşan, vasıl olan

– Ek olan, eklenen

– Yenisi, sonradan belirlenen, sonradan atanan

– Halef, bir memurun yerine atanan kimse

– Sabık karşıtı

Cümle içinde kullanımı: “Manzumeye sonradan lahik edilen dörtlük sayesinde vurgu abartılmış ahenk sağlanmıştır. “

Lahika Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Zeyl, ek, ilave, katma, ekleme

Cümle içinde kullanımı: “Zemzem suyuna lâhika ederek çoğaltıldığını duymuştum aslı var mıdır?”

Lahif Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Acı çekmiş, zulüm görmüş, sıkıntı ve ızdırab çekmiş (kimse)

Cümle içinde kullanımı: “Ömründe lahif görmüş adamdan korkma, vicdanı senden benden yüksektir. “

Lahib Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Açık yol, önü açık yol

Cümle içinde kullanımı: “Bilimde en esas olan doğru önermeler ve lahid belirlemektir. “

Lahid Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lahdi

– Mezar, sin, kabir, metfen, gömüt, makber

Cümle içinde kullanımı: “Bir garip sarhoşum sığar mıyım bir metrelik lahide, toprak alır mı beni bağrına?”

Lahın Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lahnı

– Şarkı, türkü, koşuk, güzel ses, ezgi, nağme, melodi

– Uyum, ahenk, ritim, makam

–   Sözlük, dil, lügat

– Okuma esnasında yanlık yapma

Cümle içinde kullanımı:” Kulağı okşayan lahın da bütün duyguları aynı anda yaşıyor, müzikle bir araya geliyorduk.”

Lahhase Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Dişi arslan, dişi aslan

Cümle içinde kullanımı: “Afrika’da çoğunlukla bulunan lahhâseler kedigiller soyundan gelir. “

Lahhas Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Sürekli, daimi, ötümlü, devamlı, uzun süreli olarak

Cümle içinde kullanımı: “Lahhâs niyetle yapılan işlerde eski tazelik, vahamet kalmaz. “

Lahhanet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Yanlış konuşmak veya okumak

Cümle içinde kullanımı:” Lahhânet eden talebelere karşı sonsuz bir sabırla yaklaşmaya çalışıyor. “

Lahhan Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Yanlış okuyan, yanlış konuşan

Cümle içinde kullanımı: “Hocamız Kur’an-ı Kerim okumalarında lahhân olanın gözünün yaşına bakmazdı. “