Lâ-hayre fîh Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Bu işte hayır yok, bu işten hayır gelmez

Cümle içinde kullanımı: “Allah biliyor ya sonunda lâ-hayre fîh görünmüyor!”

La-hayr Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Uğursuz, hayırsız, vefasız, meymenetsiz

Cümle içinde kullanımı: “Be lâ-hayr hiç mi Allah’tan korkmazsın yüreğime indireceksin şuracıkta!”

Lâ Havle Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Acı ve öfke anında, kişinin sabrı tükendiğinde okuduğu duanın kısaltılmış hali.

Cümle içinde kullanımı: “Sen yardım et Yarabbi, La havle vela kuvvete illa billahi’l-aliyyü’l-azim.”

Lahamet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Şişmanlık, etlilik, semizlik, bakımlılık, semen, tav

– Zayıflık karşıtı

Cümle içinde kullanımı: “Sığırların bahar sonu lâhâmet olmasını lazım ki, kurban bayramında iyi para kazanalım. “

Lağzîş Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Sürçme biçimi, sürçme, kayma

Cümle içinde kullanımı: “Lağzîş yürüyüşünden belli daha önce ayağını sakatladığı. “

Lağzîde Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Tökezleyen, sürçmüş, kaymış

Cümle içinde kullanımı: “Gece gökyüzünü dolduran yıldızların tek tek lağzîde resmini izleyerek mest oldum.”

Lağzan Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Sürçen, kayan, tökezleyen, ayağı takılan, sendeleyen

Cümle içinde kullanımı: “İsmail küfe kadar sarhoş olduğunda doğru yolda yürüyemez lağzan bir kuş gibi seker. “

Lağz Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Sürçme, ayak kayması

– Atlarda görülen bir yürüyüş kusuru

Cümle içinde kullanımı: “Yeni doğan tayın lağz yürüyüşü ileride koşu yarışlarına katılamayacağını gösteriyor. “

Lağvî Nedir?

Kelime Köken: Arapça 

– Lağva mensup, lağv ile alakalı, lağv ile bağlantılı

Cümle içinde kullanımı: “Lağvî verilmiş kararları çiğneyecek güçte değilsin. “

Lağv Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Boş, yararsız, nafile, faydasız, yararı olmayan

– Boş bulunma, yanılma, aldanmak

– Kaldırma, hükümsüz bırakma, iptal etmek

Cümle içinde kullanımı: “Mahkeme kararıyla dedesinin mal varlığı üstündeki hükmü lağv edilmiş.”