Kelime Kökeni: Arapça
– Hatırlatmak, andırma, belirtme,
– Dile getirme, zikretmek
Cümle içinde kullanımı: “Doğrusunu söylemek gerekirse izkar edilen suçu yargılamak üstüme vazife değildir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hatırlatmak, andırma, belirtme,
– Dile getirme, zikretmek
Cümle içinde kullanımı: “Doğrusunu söylemek gerekirse izkar edilen suçu yargılamak üstüme vazife değildir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kademe kademe, derece derece artırma
– Adım adım olan
Cümle içinde kullanımı: “Su isdiracı bir yükselişle kabarırken, denizin hoyratlığı fırtınaya dönüşüyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Mehtaplı gece
– Her ayın on üçü, on dördü
Cümle içinde kullanımı: “Deniz karanlığa büründüğünde evazıh saatlerde hep seni anarım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sevgilisinden ayrılan kişinin duyduğu üzüntüyü yazdığı şiir
– Ayrılık manzumesi
Cümle içinde kullanımı: “Geçer deme iki gözüm, kağıtlar dolusu firakıyye methiye yazsam atlamam acımın yükünü.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Öyle olsun
– Pekala
– Ne iyi, ne ala
Cümle içinde kullanımı: “Febiha, daha ne diyebilirim ki dediğiniz gibi olsun.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Renkli
– Parıltısı bulunan, parlak
Cümle içinde kullanımı: “Masmavi gökyüzünde köpük köpük bulutlar derârî bir işveyle salınıyor.”
Kelime Kökeni: evbaş-Arapça, ane-Farsça
– Ayak takımı
– Bilgisi ve görgüsü toplumca aşağı görülen kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Hindistan’da hiç bir kasta ait olmayan, sınıf düzenin en altında yer alan kişilere Evbaşane adı takılır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– En ziyade, en çok,
– Genellikle, çoğunlukla, ekseriyet
Cümle içinde kullanımı: “Ekseriyya gün doğumu kızıl-turuncu renkleriyle bu tepeyi her gün aydınlatır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Harabat suyu, meyhane tarzı eğlence yerlerinin içeceği
– Şarap
Cümle içinde kullanımı: “Billur gözleri, ab-ı harabat sözleriyle vurur kalbimi. Böyle bir aşk görülmüş müdür cihanda?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ay ve güneşin ışığı
– Günlerin güzelliği
Cümle içinde kullanımı: ” Bir günüm geçmez ki ab-ı eyyam lütfuna mazhar olmadan yaşayabileyim. “