Kelime Kökeni: Japonca
– Düşünmeksizin uzaklara boş bok bakınma, uzaklara dalıp gitme
Cümle içinde kullanımı: Japonlar düşünmeyi bir kenara bakarak uzakları izleme eylemine Boketto adını vermiştir.”
Kelime Kökeni: Japonca
– Düşünmeksizin uzaklara boş bok bakınma, uzaklara dalıp gitme
Cümle içinde kullanımı: Japonlar düşünmeyi bir kenara bakarak uzakları izleme eylemine Boketto adını vermiştir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Şuurlu olma durumu, uyanık halde olmak, dikkat kesilmek
-Tasavvuf’da manevi uyanıklık
Cümle içinde kullanım: “Ey abdal, mihferini indir amam yakaza dur düşman asla uyumaz bilesin.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Sevgilinin zülüflü saçı
Zülfiyara dokunmak: Hatırlı, makamı olan bir kişiyi gücendirmek, darılmasına neden olmak
Cümle içinde kullanımı: “Zülf-i yar, gel uyutayım aşkını göğsümde, inan sevgim tenden ötedir.”
– Aşktan uzak kalmış kişi
Cümle içinde kullanımı: “Neylerim ekmeği suyu, gönlüm aşık-ı mehcur ise.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Malk mülk,
– Bir olayın sonucu
– Bitkinin yaprağı
– Niyet
– Bükmek-Bend
Cümle içinde kullanımı: ” Gözleri bir yeşil berg, dudakları açmamış bir kızıl goncadır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kıyafet değiştirerek kendini saklayan, takma ad kullanarak kendi adını saklayan, kılık kıyafet değiştirerek kendini tanıtmama
Cümle içinde kullanımı: “IV. Murad, geceleri mütenekkiren halde sokakları teftiş ederek alkol ve tütün yasağına uyulup uyulmadığını kontrol ederdi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Dünyayı kaplayan, bütün dünya tarafından alakadar olan, dünya tarafından tanınan
– Evrensel, üniversal, evrenle ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Dillerden ziyade müzik ve kitaplar alemşümul eserlerdir, notalar ve kelimeler insanların aklını hep meşgul eder.”
Kelime: Birleşik ad
– Kişinin daha önemli bir amaç doğrultusunda davranışlarına, tepkilerine ve düşüncelerine kısıtlama getirerek denetlemesi, sınırlandırması
Cümle içinde kullanımı: “Başarıya giden yolda özdenetim kadar sabır ve tevekkülünde önemi büyüktür. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Resmi konuklara kılavuzluk etmek, ağırlamakla görevlendirilen kişi
– Konukçu
Cümle içinde kullanımı: Turizm ve Kültür Bakanlığında görevlendirilen mihmandarlar yabancı konuklarımıza ülkemizi tanıtmaktadır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Meşhur olmuş, herkes tarafından tanınan, bilinen
– Şeriatın uygun bulduğu, buyruk olarak verdiği
Cümle içinde kullanımı: “Bu maruf beste ne zaman dinlesem yüreğimin bam telini titretir. “