Kelime Kökeni: Arapça
– Yağmurun ardından ortaya çıkan 7 renkli kemer
– Gökkuşağı, ebemkuşağı, alkım, meryemanakuşağı, alaimisema, eleğimsağma, ebekuşağı
Cümle içinde kullanımı: “Sağanak yaz yağmurunun ardından hemen hacılar kuşağı ortaya çıkar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yağmurun ardından ortaya çıkan 7 renkli kemer
– Gökkuşağı, ebemkuşağı, alkım, meryemanakuşağı, alaimisema, eleğimsağma, ebekuşağı
Cümle içinde kullanımı: “Sağanak yaz yağmurunun ardından hemen hacılar kuşağı ortaya çıkar. “
Kelime Kökeni: Arapça-ad tamlaması
– İslam dinin son peygambei Hz. Muhammed’in ölümünden önce Mekke’yi ziyaret edişi, veda haccı
Cümle içinde kullanımı: “Medine’ye hicretinin 10. yılında Hz. Muhammed’in 632 yılında gerçekleştirdiği haccetü’l-veda ilk ve son haccı olmuştur. ”
–
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hac mevsiminde yapılan ziyaret
– Arife günü cuma gününe denk gelen hac
– Kurban bayramı
Cümle içinde kullanımı: “Hacc-ı ekber zamanı Allah ve Resûlü’nden gelen bildiri olarak kabul edilir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Her yıl yapılan hac ibadeti
– Müslümanlar tarafından yılın zilhicce ayında Kâbe’yi ziyaret ve tavaf ibadeti
Cümle içinde kullanımı: “Hac mevsimi geldiğinde Müslümanlar ibadetlerini yerine getirmek üzere Mekke’ye hacc-ı asgar eder. “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Uyumuş, uykuda olan (kimse)
Cümle içinde kullanımı: “Rüyalar aleminde dolanır şimdi, gece bastırdığında başı yastığa konar konmaz hâb-nûş olur. “
Kelime Kökeni: Arapça-haber+Farsça-şinâs (sıfat)
– Bilgili, malumatlı, sağlıklı haber alan (kimse)
Cümle içinde kullanımı: “Vatan düşman ordularıyla sarılırken, Kurtuluş muharebesinin hangi illerde doğduğunu haber-şinâs elden dağıtılan ilanlardan alıyorduk.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kuyumcu, cevher işleyen, cevahirci, mücevherci
Cümle içinde kullanımı: “Yavuz Sultan Selim gevher-ger marifetlerini kitap ayracı olarak kendisine yaptığı altın hilallerle göstermiştir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Cevherli, mücevherli, cevherle süslenmiş
– Cevher gibi, mücevher gibi
Cümle içinde kullanımı:” Zümrüt yeşili gözleri gevherîn andırır, baktıkça ışıl ışıl parlardı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Sıcak su
– Hamam, ısıdam, yunak
Cümle içinde kullanımı: “Düğün dernekten önce gelini eskiden germâb’a götürür bir güzel yıkar, hemde salınışına bakarlardı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Geyikler
Cümle içinde kullanımı: ” Uzun ve çatallı boynuzlara sahip olan gazelân, ayrıca memeli hayvan sınıfına dahildir. “