Kelime Kökeni: Arapça
– Açık yol, önü açık yol
Cümle içinde kullanımı: “Bilimde en esas olan doğru önermeler ve lahid belirlemektir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Açık yol, önü açık yol
Cümle içinde kullanımı: “Bilimde en esas olan doğru önermeler ve lahid belirlemektir. “
Kelime Kökeni: Arapça-lahdi
– Mezar, sin, kabir, metfen, gömüt, makber
Cümle içinde kullanımı: “Bir garip sarhoşum sığar mıyım bir metrelik lahide, toprak alır mı beni bağrına?”
Kelime Kökeni: Arapça-lahnı
– Şarkı, türkü, koşuk, güzel ses, ezgi, nağme, melodi
– Uyum, ahenk, ritim, makam
– Sözlük, dil, lügat
– Okuma esnasında yanlık yapma
Cümle içinde kullanımı:” Kulağı okşayan lahın da bütün duyguları aynı anda yaşıyor, müzikle bir araya geliyorduk.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dişi arslan, dişi aslan
Cümle içinde kullanımı: “Afrika’da çoğunlukla bulunan lahhâseler kedigiller soyundan gelir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sürekli, daimi, ötümlü, devamlı, uzun süreli olarak
Cümle içinde kullanımı: “Lahhâs niyetle yapılan işlerde eski tazelik, vahamet kalmaz. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yanlış konuşmak veya okumak
Cümle içinde kullanımı:” Lahhânet eden talebelere karşı sonsuz bir sabırla yaklaşmaya çalışıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yanlış okuyan, yanlış konuşan
Cümle içinde kullanımı: “Hocamız Kur’an-ı Kerim okumalarında lahhân olanın gözünün yaşına bakmazdı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bu işte hayır yok, bu işten hayır gelmez
Cümle içinde kullanımı: “Allah biliyor ya sonunda lâ-hayre fîh görünmüyor!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Uğursuz, hayırsız, vefasız, meymenetsiz
Cümle içinde kullanımı: “Be lâ-hayr hiç mi Allah’tan korkmazsın yüreğime indireceksin şuracıkta!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Acı ve öfke anında, kişinin sabrı tükendiğinde okuduğu duanın kısaltılmış hali.
Cümle içinde kullanımı: “Sen yardım et Yarabbi, La havle vela kuvvete illa billahi’l-aliyyü’l-azim.”