Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Tüzük ile belirtilmiş bir örnek giysi
– Asker elbisesi, üniforma
Cümle içinde kullanımı: ” Osmanlı ordularına bağlı yeniçeler libâs-ı cünd giyerek nizamı sağlarlar. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Tüzük ile belirtilmiş bir örnek giysi
– Asker elbisesi, üniforma
Cümle içinde kullanımı: ” Osmanlı ordularına bağlı yeniçeler libâs-ı cünd giyerek nizamı sağlarlar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Süt emzirme
– İnsan sütü, kadın sütü, ana sütü
Cümle içinde kullanımı: “Çerkez kadınları kucaklarındaki bebeleri liban edip sonrasında sırtlarına bağlarlar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Teğelli dikişli pamuklu veya aba kısa hırka, cepken, kepenk, hırka, yelek
– Pamuklu kadın elbisesi
Cümle içinde kullanımı: “Yırtık pırtık libâdesi yaşlı gözleriyle arkasını bize vererek yürümeye başladı. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Libas, elbise, giysi
Cümle içinde kullanımı: “Eskimiş libâçeleri kucağına toplayıp kaynayan kazanın içine boca etti.”
Kelime Kökeni: Fransızca
– Çağı geçmiş, çağa uymaz, eski, eskimiş
– Anakronizm ile ilgili, çağdaş yaşama ayak uyduramama
Cümle içinde kullanımı: ” Evet bizler hatalıydık, yeni bir dünya inşa edilirken anakronik kalarak törelerimize olan bağlılığımızı gözlerimiz kapalı sürdürdük.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lebibler, akıllılar, zekiler
Cümle içinde kullanımı: ” Bu dünya libâb ve zenginlerin dünyadır, saf ve yoksul olanlar her zaman üzülmüştür. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Lanetleşme, kargıma, beddua etme, iki kişinin birbirini lanetlemesi
– Eşine zina suçlamasında bulunan veya çocuğunu inkar eden kocasının eşi ile birlikte şer’î usulüne uygun olarak dörder defa karşılıklı olarak kendileri için lanet okumaları
Cümle içinde kullanımı: ” Şer’î usulünde birbirini li’ân eden karı koca asla barıştırılamaz aynı eve girmeleri bile caiz değildir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hırsız, arakçı, uğru, soyguncu
Cümle içinde kullanımı: ” Lıs kelimesi Arapça’dan dilimize geçmiştir ancak günümüzde kullanılmamaktadır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Tatsız, tadı olmayan, lezzeti olmayan
– Hoş olmayan, zevk vermeyen, beğenilmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Kusura bakmayan ama tadı tuzu olmayan lezzetsiz yemekleri yemem.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lezzetli, tatlı, hoşa gidecek bir biçimde
Cümle içinde kullanımı: “Hünkarımızın yemekleri lezzetlü şifa kaynağı olmalıdır yoksa mazallah kellemiz uçar. “