– Yaşadığı sıkıntının, artık dayanılmaz, çekilmez bir hal alması.
– Bıçak kemiğe dayanmak.
– Canına tak demek.
– Sabrı tükenmek.
Cümle içinde kullanımı : ” Canıma yetmişti bana yatığın son şeyden sonra seni affetmeyecektim.”
– Yaşadığı sıkıntının, artık dayanılmaz, çekilmez bir hal alması.
– Bıçak kemiğe dayanmak.
– Canına tak demek.
– Sabrı tükenmek.
Cümle içinde kullanımı : ” Canıma yetmişti bana yatığın son şeyden sonra seni affetmeyecektim.”
– Canına kurban olduğum.
– Baş belası, Allah’ın belası.
– Eşsiz, biçimsiz, anlaşılması güç olan şey.
– Kimi zaman sevgiyi, hayranlığı anlatmak için kimi zaman da öfkeyi geçmeyen siniri , kızgınlığı anlatmak için kullanılan bir söz.
Cümle içinde kullanımı : ” Canına yandığımın kızı senin o güzel kalbini seveyim.”
– Yaşadığı sıkıntının, artık dayanılmaz, çekilmez bir hal alması.
– Bıçak kemiğe dayanmak.
– Canına yetmek.
– Sabrı tükenmek.
Cümle içinde kullanımı : ” Son yaptığın artık canına tak demişti üstüne atlaması an meselesiydi.”
– İyi olan bir şeyi berbat bir hale getirmek, heder etmek, harcamak.
– Bir kişiye büyük zararlara uğratmak, kötülük etmek.
Cümle içinde kullanımı :” Geçen yaptığımız maçta fena canına okumuştum onun, yerden kalkamadı.”
– Bu şey onun için zaman ayırıp bulamadığı bir şeydir. Onu büyük bir gönül borcu ile karşılar.
– Dünden razı.
Cümle içinde kullanımı : ” Canına minnet olsun bu yaptıkların .”
– İntihar eyleminde bulunmak.
– Kendini öldürmek.
– Acımadan, acımasızca öldürmek.
– Kendisini yıpratarak veya yoracak bir iş yapmak.
Cümle içinde kullanımı : ” Canını kıymayı göze almıştı bu yaşananların ardından hayata bağlı kalacak bir sebebi yoktu.”
– Çok fazla etkilenmek.
– Kar etmek.
– İçine işlemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Söylediklerim belli ki canına işlemişti şimdi beni adam akıllı dinlediğine inandım.”
– Bir acıyı, bir sıkıntılı durumu, bir isteği yenecek bir gücü olmamak, kalmamak, dayanıklılığı kalmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla bunu yapmaya gerçekten canım dayanmayacak, lütfen izin verinde gideyim.”
– Bir konunun en mühim noktası üzerinde durmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Can damarına basmıştık konunun şimdi bunu halletmenin zamanı.”
– Bir canlı şeyin yaşamasını sağlayan en mühim araç, bir insanın kendisine gerekli gördüğü, saydığı şey.
Cümle içinde kullanımı: ” Can damarı olarak görmüştü seni kılına zarar gelse Roma’yı bile yakardı.”