– Belli tutarda para cezası yazmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Trafikte o kadar fazla hız yapmıştı ki ceza kesilince neden diye görevlilere bakıyordu.”
– Belli tutarda para cezası yazmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Trafikte o kadar fazla hız yapmıştı ki ceza kesilince neden diye görevlilere bakıyordu.”
– Birisi tarafından ceza almak, cezalandırmak.
– Tecziye edilmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ceza görmeyi göze almıştım ne olursa olsun bu işi yapacağım.”
– Hapse düşüp hapis yatmak.
– Yaptığı bir durumun cezasının ya da üzüntüsünün sıkıntısını taşımak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaptıklarının elbet cezasını çekeceksin bu işlerden kolay kaçabileceğine inanmış mıydın?”
– Çok değerli, çok mühim, çok güzel sözler söylemeye çalışırken salak saçma laf etmek.
– Cevahir yumurtlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Cevher yumurtlamak konusunda senden iyisini görmedim ben ya.”
– Çok değerli, çok mühim, çok güzel sözler söylemeye çalışırken salak saçma laf etmek.
– Cevher yumurtlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yine başladın galiba cevahir yumurtlamaya.”
– Hemencecik onu terslemek, beklenmedik cevaplarla onu karşı karşıya bırakmak.
– Karşısındakine güç bir duruma sokacak yanıtı hemen söylemek.
– Cevabı yapıştırmak.
– Cevabı dayamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Beni utandırmak için farklı farklı laflar söylüyordu, bir anda cevabı dikmiştim o söylediklerinin üstüne afallayıp kalmıştı.”
– Birisine karşı düşmanca tavırlar takınmak.
– Düşmanca hal sergilemek, muhalefet olmak.
– Hasım durumu takınmak.
– Bir düşünceye direnmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Cephe alman için hiçbir sebep yoktu aslında ama neden böyle bir tepki verdin anlamıyorum.”
– Cüzi bir miktarda gündelik harcamalarına yetecek, karşılayacak kadar miktarda para.
Cümle içinde kullanımı: ” Cep harçlığımı almayı unutmuşum şimdi ne yapacağım bilmiyorum.”
– Temiz kalpli, yürekli ama bir o kadar da budala denecek kadar saf bir kişi.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen cennetinin öküzü oldun iyice az kendine gel.”
– Çok büyük bir iyilikte bulunup çok fazla sevap kazanmak.
– Etrafında bulunan kişilere bolca iyiliklerde bulunup, ahiret mutluluğuna sahip olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu yaptığın onca iyiliğin ardından cennetin kapısını açarsın umarım.”