– Hiçbir tarafı düzgün görünmeyen, olmayan çirkin bir biçim almış bulunan kimse.
– Yamuk yumuk.
– Çarpık çurpuk.
– Eğri büğrü.
Cümle içinde kullanımı: ” Eciş bücüş olmuş o güzelim kutu nasıl becerdiniz onu ya?”
– Hiçbir tarafı düzgün görünmeyen, olmayan çirkin bir biçim almış bulunan kimse.
– Yamuk yumuk.
– Çarpık çurpuk.
– Eğri büğrü.
Cümle içinde kullanımı: ” Eciş bücüş olmuş o güzelim kutu nasıl becerdiniz onu ya?”
– Tehlikeden, korkudan çok büyük bir sıkıntı ve bunalım içinde bulunmak, kalmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ecel teri dökmüştüm bir anda yanımda o şekilde çıkınca.”
– Yaşamını doğal bir şekilde sona ermek.
– Eceli gelmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Eceliyle ölmüştü şükürler olsun, acı çekmedi Allaha şükür.”
– Ölmesi ya da öldürülmesi sonucunu doğuracak tehlikeli olan davranışlar yapmak, tehlikeli davranışları bulunmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen eceline mi susadın bana nasıl böyle bir şey yaparsın?”
– Doğal olmayan bir sebep, etkenle ölmek ya da öldürülmek.
– Eceliyle ölmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ecelimiz geldiyse buna boyun eğmekten başka yapacağımız bir şey yok.”
– Ölmezsem.
– Vefat etmezsem
– Hayata gözlerine kapamadan önce.
Cümle içinde kullanımı: ” Ecelden aman olursa seninle bu yola çıkacağım.”
– Daracık, sımsıkı, dapdar kısacık giyinmiş kadın.
Cümle içinde kullanımı: ” Düttürü leyla gibi ortalıkta geziyorsun bakıyorum da.”
– Kadın erkekle ya da erkek kadın ile yasa veya töre dışı sık sık bir olmak, bir bulunmak, bir araya gelmek.
– Biriyle çok yakın arkadaş olur olmak, dost olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senle düşü kalka bir araya gelişlerimizi hatırlıyor musun?”
– Konuyu her yönüyle etraflıca, iyice düşünmek.
Cümle içinde kullanımı: ” İyice düşünüp taşındıktan sonra bu işin iyi olmayacağını düşünüyorum.”
– Kötü olan, iyice kötüye ilerleyen durumu dolayısıyla üzgün olan kişinin durumu hakkında kendi kendine söylenmesi.
Cümle içinde kullanımı: ” Düşün düşün boktur işin anca iyice kendini bataklığa sokacaksın.”