– Bir kişiyi konuşturarak sakladığı veya gizli tuttuğu bir konu, olay üzerine bilgi almaya çalışmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin bir şeyler sakladığın belli ben senin o ağzından laf almasını bilirim.”
– Bir kişiyi konuşturarak sakladığı veya gizli tuttuğu bir konu, olay üzerine bilgi almaya çalışmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin bir şeyler sakladığın belli ben senin o ağzından laf almasını bilirim.”
– İstemeden veya istemeye istemeye boş bulunup bir anda o şeyi dile getirmek.
– Dile getirmeye çekindiği bir şeyi fark etmeden karşısındakine bildirivermek.
– Söylenmemesi gereken bir şeyi boş bulunup ansızın söylemek.
Cümle içinde kullanımı:” O kadar gizlemişiz, çaktırmadan ilerletmişiz olayı ama senin boşboğaz kardeşin her şeyi ağzından kaçırmayı becerdi.”
-Sağlam bir dayak atmak, güzelce pataklamak.
– Bir şekilde (düzenbazlık veya kandırarak) karşısındakine yaptırmak istediği şeye ikna etmek, razı olmasını sağlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Babasının ağzından girip burundan çıkarak istediği telefonu aldırmıştı sonunda.”
– Bir konu hakkında sürekli konuşmak.
– Bir kişi veya olay hakkında sürekli ondan bahsetmek, anlatmak.
– Hep o kişinin sözünü etmek.
Cümle içinde kullanımı:” Bu şekilde onu ağzından düşürmemeye devam edersen kendini yerin dibine sokmaya başlıyorsun.”
– Sözü yalan dolansız dosdoğru söylemek, dile getirmek.
– Açık açık söylemek istemediği bir şeyi yanlışlıkla veya istemsizce söylemeye başlamak, konuşmasından anlaşılmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ona karşı olan bu içimdeki sevginin eseriyle yavaş yavaş ağzımdan dökülmeye başladı kelimeler.”
– Az konuşmak.
– Zorla konuşturulmak.
– Çok fazla laf söylememek.
– Ağzından çok az söz çıkmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin ağzından dirhemle çıkarıyoruz önemli olacak konuları.”
– Laf etmeye, konuşmaya, söylemesi gereken şeyi söylememekte nazlı davranmak.
Cümle içinde kullanımı:” Ağzından kira istemeyi bırak artık biz senin yanına konuşalım diye geliyoruz.”
– Çok güzel lezzetli kusursuz yemek, yiyecek.
– Herhangi bir yiyeceği tadını anlatırken kullanılır.
Cümle içinde kullanımı:” Şu karidesin tadına kesinlikle bakmalısın tam olarak ağzına lâyık.”
Bir kişiye veya bir şeye büyük bir zararda bulunacak bir işi yapmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ağzına sıçtırtma bak şimdi doğru düzgün dur şurada.”
– Konuya dahil olmadan sessiz ve sakin bir şekilde beklemek.
– Söze dahil olmayıp susmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Hiç ağzına taş almadan oturup izledi her şeyi.”