Lehimlemek Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Madeni iki parçayı kalay ve benzeri madde ile birbirine yapıştırmak, lehimle yapıştırmak, lehimle tutturmak

Cümle içinde kullanımı: “Elektrik kabloları birbirine lehimlenmeden iş bitmiş sayılmaz. “

Lehim Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Madenleri yapıştırmaya yarayan kalay ve benzeri madde

– Metal üzerinde bu işlemin yapıldığı yer

– Kalay ve kurşun alaşımı

– Bir nesneyi hemen yutma

Cümle içinde kullanımı: “Semaverin lehim yapılan yerinden hala su sızdırıyor. “

Lehif Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Kalbi yanık, lehfân

– Hüzünlü, üzüntülü, mahzun, kederli, mükedder, acılı

Cümle içinde kullanımı: “Anlatabilseydim bu lehîf halimi o zaman bilirdin çektiğim çileyi. “

Lehîb Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Alev, alaz

– Ateşin alevlenmesi, lehebân

– Ateşin sıcaklığı

– Eti az deve, zayıf deve

Cümle içinde kullanımı: “Lehîb’ten korkan ateşe dalar mı, günahtan korkan yalana başvurur mu?”

Lehhan Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

–  Okurken çok yanlışlık yapan kimse, yanlış okuyan

Cümle içinde kullanımı: “Küçük Hüseyin alfabeyi ezber etse de okumada lehhân kalıyor. “

Lehfan Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Kalbi yanık, meramına kavuşamayan, hasret çeken, özleyen, hasretkeş

Cümle içinde kullanımı: “Köyümüzde aşkı dillere destan olmuş lehfân bir meczup yaşar. “

Lehef Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Kaybolan bir şey için müteessir olmak

– Kaybolan bir şeyin arkasından üzülmek

Cümle içinde kullanımı: “Annemden tek hatıra kolyeyi kaybettiğimde nasıl lehef olduğumu anlatamam. “

Leheban Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Ateşin alevlenmesi, ateşten çıkan yanar ve ve parlak hava

Cümle içinde kullanımı: “Lehebân gibi bir sevda ile sana yürürüm, yollarımı yarım bırakma Ey Sevgili!”

Leheb Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Ateşin alevlenmesi, ateş alevi, alev, alaz, yalım, yalaz

– Havaya kalkan toz

Cümle içinde kullanımı: “Yer gök leheb içinde kor rengine dönüşmeden, kalbim un ufak olmadan bu sevda ateşini söndüremem. “

Lehdâr Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Lehinde, lehinden yana, menfaattar, menfaatinde

Cümle içinde kullanımı: “Mahkemede benim lehdârım olarak ifade vermeni istiyorum. “