Kelime Kökeni: Arapça
– Yapışkan, yapışma özelliği olan
– Elastıkî, esnek
Cümle içinde kullanımı: ” Sıcağı gören tütün yaprakları lezic suları nedeniyle birbirine yapışır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yapışkan, yapışma özelliği olan
– Elastıkî, esnek
Cümle içinde kullanımı: ” Sıcağı gören tütün yaprakları lezic suları nedeniyle birbirine yapışır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yılda askere verilen maaşın dördüncü üç aylığı
– Yeniçerilere üç ayda bir verilen ulûfeden şevval, yeniçerilere verilen üç aylık maaşın dördüncü bölümü
Cümle içine kullanımı: “Yeniçerilere her yıl bir kere verilen lezez diğer adıyla yay parası kanun nezdinde yer almıştır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Gerekli olma, lüzumlu, vacip
Cümle içinde kullanımı: “Bu kağıtların lezâmet olduğunu söyleseydiniz hemen teminini sağlardım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lezzetli olan şeyler, hoşa giden şeyler, zevk duyulan, eğlendirici, tat veren şeyler
Cümle içinde kullanımı: “ Oldu olası lezâ’iz yiyeceklerden ve hoş sohbet lakırdılardan hoşlanmışımdır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yumuşak olma durumu, yumuşaklık, hafiflik
– Ilımlı, mülayemet
Cümle içinde kullanımı: “Bu devirde leyyinet ve saf bir kalp oldukça tehlikelidir dostum. “
Önümde sokaklar, elde sigara,
İnceden bir yağmur, anla despina…
Gecenin koynunda kabuksuz yara,
Kanayıp da durur; anla despina…Şiirle tutuşup meş’um kavgaya
Diz çöktürdün bana gökteki aya.
İblis’i kovdurup atan dünyaya,
Nefsindeki gurur, anla despina…Şimdiden geçmişe bir yol gider mi?
Yüzyıllar buluşup bir an eder mi?
Tetiğe dokunup sıktığın mermi
Kendini de vurur anla Despina…Bahçeye diktiğim beyaz karanfil
Sensiz boynu bükük çaresiz sefil
Yalnızca ağaçlar çiçekler değil
İnsanlar da kurur anla Despina…
Poyraz Karayel dizisinin 41. bölümünde Musa Uzunlar tarafından seslendirilen şiir, Dr. Mehmet Sürübaşı’ya aittir.
Kelime Kökeni: Arapça
– Yumuşak, yavaş olan, mülayim, hafif
– Sert karşıtı, katı karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Takma dişlerimle ancak leyyin, sert olmayan şeyler yiyebiliyorum azizim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sürüncemede bırakma, ilgilenmeme, umursamama, kulak arkası etme, geriye atma
Cümle içinde kullanımı: “Leyte le’alle ettiğimiz şeyler bir gün karşımıza dağ olup çıkacak.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Arslan, şîr, yürekli, cesur, esed, gazanfer, haydar, kahraman
– Yokluk, fıkdan, gaybubet, ademiyet
Cümle içinde kullanımı: “Leys adamlar verdiği sözün namusunu üstünde taşır, yerine getirmeden ölmez. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Koltuk yastığı, kırlent
Cümle içinde kullanımı: “Minik çiçek desenle leynetler evimizdeki tek eski şeyler ama bir türlü onları atamıyorum, büyükannem eliyle dikmişti. “