Kelime Kökeni: Fransızca
Şeker ve laktozdan yapılan ve içinde düşük miktarda aktif madde bulunan küçük tanecikler durumundaki hap.
Kelime Kökeni: Fransızca
Şeker ve laktozdan yapılan ve içinde düşük miktarda aktif madde bulunan küçük tanecikler durumundaki hap.
Kelime Kökeni – Türü: İtalyanca
Kelime Kökeni: Halkağzı
kendini zaman zaman anımsatmak için birine verilen herhangi bir armağan, anmalık, yıllık.
Cümle İçinde Kullanımı: “Bu saat zamanında babamın andacıydı.”
Kelime Kökeni: Fransızca
Şönil Kumaş, şönilden yapılan ip ile üretilen, kadifemsi bir kumaş türüdür. Döşemelik olarak kullanılan bir kumaş türüdür.

Lokman veya Lokman Hekim, Kur’an’da ve halk efsanelerinde bahsi geçen, bilge sahibi olduğuna inanılan kişi.
Lokman Hekim’in İslam’a göre peygamber olduğuna dair iddialar bulunmakla beraber İslam alimlerinin genel görüşü peygamber olmadığı yönündedir. Kur’an’da Lokman Hekim’den Lokman Suresi’nde bahsedilir. Allah tarafından Lokman’a hikmet verildiği belirtilir. Oğluna verdiği öğütler anlatılır.
Lokman Hekim, inanışa göre bütün hekimlerin bilgesi, üstâdıdır. Her çiçeğin, her otun şifalarını bilen Lokman, ilaç yapar, dertlere devâ bulurmuş. Tüm dünyayı dolaşmış. Çukurova’ya gelince ovanın bereketine ve güzelliğine hayran kalarak Misis’e yerleşmiş. Çevredeki tüm hastaları iyileştirmiş. Artık hastalığın nasıl bir şey olduğunu unutan Çukurovalılar, ölümsüz hayatın peşine düşmüşler. Kendilerine ölümsüzlüğün ilacını yapmasını istemişler.
Lokman Hekim Çukurova‘nın her yerini dolaşmış, tüm bitkileri incelemiş.Günün birinde gece dolaşmaktan yorulmuş ve çınar ağacının altında uyuyakalmış. Bir ara bir ses duymuş:
“Ey Lokman, artık araman bitsin, ben ölümsüz hayatın devâsıyım. Bundan böyle insanlara ve hayvanlara ölüm yok”.
Lokman Hekim, sesin geldiği bitkiye doğru yürüyüp koparmış. Bu arada Tanrı, Cebrail’e: “Yetiş Cebrail, Lokman ölümsüzlüğü bulursa bu insanların hâli ne olur?” demiş.
Bunun üzerine Cebrail, pir-i fani kılığında Misis Havraniye tarafına gelmiş. Misis Köprüsü’nün üstünde Lokman Hekimle karşılaşmış. Cebrail: “Selamün aleyküm.” dedikten sonra. Lokman’ın elindeki kitaba bakmak istemiş. Kitabı alıp coşkuyla akan Ceyhan Nehri‘ne atmış. Kitabın ardından Lokman da suya atlamış; ama bulamamış. Yaz gelip sular çekilince, ırmak boyunda aramaya devam etmiş. Sonunda kitabın sadece bir sayfasını, buğday tarlasında bulmuş. Bugünkü tıp biliminin, o günkü sayfadan geliştiğine inanılır. Yörede hâlâ, efsanenin izlerine rastlanılmaktadır. Kitabın bulunduğu arpa tarlasının toprağı kutsal sayılır. Çocuklarının karınları ağrıdığında bu toprağı ısıtıp beze sararak çocuğun karnına koyarlar.
Şahmeran, İran-Pers mitolojisinde rastlanan akıllı ve iyicil olarak tanımlanan bellerinden aşağısı yılan, üstü ise insan şeklindeki Maran adı verilen, doğaüstü yaratıkların başında bulunan ve hiç yaşlanmayan, ölünce ruhunun kızına geçtiğine inanılan varlık. Adı, Farsça yılanların şahı anlamına gelen “şah-ı meran”dan gelir. Ancak, Şahmeran’a ilişkin tüm efsanevi kayıtlar ve Şahmeran efsanelerine özgü tüm betimlemelerde varlık dişidir. Şahmeran’ın Akdeniz bölgesinin Tarsus ilçesinde yaşadığına inanılır. Şahmeran’ın Ceyhan ile Misis arasındaki yılan kalede yaşadığı söyleniyorsa da, efsaneye göre Şahmeran bir yeraltı ülkesinde yılanlarıyla birlikte yaşamaktadır. Aynı isimli bir efsane Mardin yöresinde de geçer. Bu yörede Şahmeran bir resimle tasvir edilir ve Şahmeran ustaları tarafından yapılan tablolar evlerin duvarlarını süsler. Şahmeran’la tanışan ilk insanın ismi bazı kaynaklarda Belkıya olarak geçerken, bazı kaynaklarda bu isim Camşab olarak değişmektedir. Kimi kaynaklarda ise Şahmeran’la ilk buluşan kişinin Lokman olduğu düşünülmektedir.

Şahmeran’ın öldürülmesi olayı, her değişik söylencede ortak sondur. Bu ortak sonun, yani Şahmeran’ın öldürülüşünün ana amacı insanın sağlık ve şifa bulmasıdır. Hatta bazı anlatımlarda Hekim’in Şahmeran ile karşılaşması uzun uzun anlatılmakta, şifa veren otların neler olduğu Lokman Hekim‘e Şahmeran tarafından söylenmektedir. Çukurova ve çevre illerde çok yaygın olan Lokman Hekim ve Şahmeran söylencelerinin değişik bir biçimi de İçel’de anlatılır. Hititler zamanında anlatılmakta olan İlluyanka Efsanesi’nde yılana benzeyen bir yaratık olan İlluyanka’nın Fırtına Tanrısı ile olan savaşı anlatılmaktadır. Şahmeran Efsanesi’ne kaynak olabilecek bir diğer mitolojik konu da “Medusa“dır. Yunan mitolojisinde Perseus tarafından başı kesilen Medusa fiziksel olarak aynı yılanlar kraliçesi Şahmeran’a benzemektedir.
Mantolama, adı üzerine, manto gibi bir yalıtıcı aracılığı ile, binaların giydirilmesi işlemidir. Tanım olarak, “ısı yalıtımını sağlamaya yarayan işlem” denebilir. Isı yalıtımı ise, farklı sıcaklıktaki iki ortam arasındaki ısı transferini engellemek amacıyla yapılan işlemlerin bütününe denmektedir.

Söve Binaların dış cephe tasarımında kapı ve pencerelerine estetik anlamda görsel güzellik sunan, bunun yanı sıra dışarıdan içeriye sıvı akışını engelleyen, yapının genel durumunu korumaya yarayan tekbir maddeden oluşmayan yapı elemanıdır.

Kelime Kökeni: Arapça
Kelime Kökeni: Fransızca
Elektrik motorlarının akımını taşıyan ve taşıdığı elektrik akımı kadar manyetik alan oluşturan ya da üzerinde bir gerilim meydana getiren iletkenlerin hazırlanması, yerine yerleştirilmesi, gereken uç bağlantılarının ve kablo yalıtımlarının yapılması gibi işlemlerin tümüne bobinaj denir.