Kelime Kökeni: Arapça-lehevat çoğul biçimi
– Küçük dil, üst damaktan sarkan yumuşak dokulu küçük bir organ
Cümle içinde kullanımı: “Oğlumu muayene eden hekim lehâtının şiştiğini söyledi. “
Kelime Kökeni: Arapça-lehevat çoğul biçimi
– Küçük dil, üst damaktan sarkan yumuşak dokulu küçük bir organ
Cümle içinde kullanımı: “Oğlumu muayene eden hekim lehâtının şiştiğini söyledi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Damağın arkasında bulanan dile benzer küçük uzantı, küçük dil
Cümle içinde kullanımı: “Öyle bir kin ve nefret söylemiyle konuştu ki lehâm tutuldu. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Sarılmış, dürülmüş, katlanmış
– Arapçada üç harfli kelimenin iki harfinin elif, vav yada y olması
Cümle içine kullanımı: “Kumaş parçalarını lefîf ederek depoya kaldırmak lazım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kalın dudak, dolgun dudak, köfte dudak
Cümle içinde kullanımı: “Baba tarafımdaki tüm aile mensupları lefc özelliğe sahiptir. “
Kelime Kökeni: Arapça-lifafe çoğul biçimi
– Sargılar, zarflar, örtüler, kılıflar
Cümle içinde kullanımı:” Lefâ’if ile birlikte sağlık ocağında kullanılacak iğnelerin bu gün gelmesi gerekiyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Toprak, yer
– Alçak, hakir, değersiz
– Soymak
– Vurmak
Cümle içinde kullanımı: “Lefâ görülen bir kişi ne kadar başarılı olabilir ki size soruyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-leffi
– Sarma, devşirip toplama, rabtetme, içine toplama, iliştirme, dürme
– Bohça ve zarf içine sokma, mektubun içine sarıp beraber yollama, mektubun içine iliştirme
Cümle içinde kullanımı: “Askerdeki yavukluğuma bir tutum saçımı kesip leff edip yolladım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Allah ile ilgili bilgiler, ilm-i gayb
– Allah vergisi olan manevi ilimler, Allah vergisi gizli ilim ve irfanlar
– Bir şeyin gizli tarafları ve yönleri, iç yüzü
Cümle içinde kullanımı: “Ledünniyât irfanına nail olan kimse bu mucizeyi kötüye kullanmamalı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Akrep veya yılan sokması, yılan veya akrep ısırığı
Cümle içinde kullanımı: ” Ledg sokması panzehir olmadığında ölümcüldür. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İhtiyaç anında, ihtiyaç halinde, hacet halinde, gerekli olduğu zaman, lede’l-hâce
Cümle içinde kullanımı: ” Lede’l-ihtiyaç olunduğunda topumuz tüfeğimiz ile vatanımızı koruruz evelallah!”