Kelime Kökeni: Arapça
– Sözü tutuk söyleyen, kekeme, kekeç, tutuk
Cümle içinde kullanımı: “Dili leclâc olan birini evlet dairesinde işe almamı buyuruyorsunuz öyle mi?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sözü tutuk söyleyen, kekeme, kekeç, tutuk
Cümle içinde kullanımı: “Dili leclâc olan birini evlet dairesinde işe almamı buyuruyorsunuz öyle mi?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lecâc, taannüd, ayak direme, çekişme
Cümle içinde kullanımı: “ İstediğin kadar lecâcet et fark etmez bu yolun sonunda benim dediğime geleceksin. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ayak direme, inat etme, direnç gösterme
– Düşmanlıkta çekişme
Cümle içinde kullanımı: ” Bıktım usandım iki kardeşin kan davalı gibi birbiriyle lecâc etmesinden. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Elbise, giysi
– Giyilmeye ve örtünmeye yarayan kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Arabistan’dan gelen lebûs ve ipek topları çarşı da baya iyi satıldı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Giyecek giysi, giyinme, giysi
– İki şeyi birbirinden ayırt edememe
– Sözün karışık ve şüpheli olması, bir manayı diğer manayla karıştırma, ibham, tekit, iham, mübhem
Cümle içinde kullanımı: ” Kelam ederken lebs sanatına çok düşkün olursan dinleyicilerini şüphe içinde bırakırsın. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Tırmanıcı bir bitki, sarmaşık
Cümle içinde kullanımı: “Bahçe duvarını kaplayan yaşlı leblâb neredeyse yaş olarak benden büyüktür. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Güneşte kurutulmuş tuğla, kerpiç tuğla
Cümle içinde kullanımı: “Köşkün arkasına yapılacak müştemilat için lebin temin etmek gerek. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Süte özgü, sütlü, sütle alakalı, sütle ilgili
Cümle içinde kullanımı: “İncirin hamından çıkan lebenî hem acıdır hemde adamı kaşındırır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Memeli hayvanların yavrularını beslemek için memelerinden gelen sıvı, beyaz renkte besin değeri yüksek sıvı
– Süt
Cümle içinde kullanımı: “Köpeğimiz yavruladıktan sonra gelen ilk lebenle yedi yavruyu doyurmaya başladı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yün, yapağı, yapak
– İlkbaharda koyundan kırkılan tüy
– Yünden yapılmış keçe
Cümle içinde kullanımı: “Çobanların üzerine giydikleri lebed giysiler kışın soğuğunu geçirmez. “