Kelime Kökeni: Arapça
– Düşmanlık eden kimse
– Kin güden kişi
Cümle içinde kullanımı: “Tüm kardeşler tarla davasına birbirine husumetkar oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Düşmanlık eden kimse
– Kin güden kişi
Cümle içinde kullanımı: “Tüm kardeşler tarla davasına birbirine husumetkar oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Vahdaniyet
– Allah’ın birliği, Tanrının birliği
– Teklik
Cümle içinde kullanımı:“Tüm Müslümanlar inancıyla birlikte Ahadiyyet’e bağlıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Vücutta nohut büyüklüğünde çıkan çıban
– Deride oluşan siğil, çıban
Cümle içinde oluşumu: “Yüzünde çıkan adesiyye yüzünden dışarı çıkmak istemiyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Uyuşmama durumu
Cümle içinde kullanımı: “Aynı kandan da olsak kafalarımız adem-i imtizacı denk getiremedi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yumurta benzeri sayılan şeyler
– Sayıyla alakalı
Cümle içinde kullanımı: ” Sıraya koymak, adediyyat etmek istesem de bunca derdi kederi yüklenemiyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yalan yanlış, saçma konuşan kimse
– Yaşlı, bunamış kişi
Cümle içinde kullanımı:” Abuzambak, tuhaf bir o kadar da eğlenceli adamdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Nergise benzeyen
Nergis gibi
Cümle içinde kullanımı: “Kır tepesinde açan çiçekleri gördün mü, tıpkı abherın gibi kokuyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Berrak, temiz su
– Gökyüzü rengi, mavi
Cümle içinde kullanımı: “Gözyaşındayım romanındaki Ezrak karakteri hırçın ve hoyratlığı yüzünden sevgilini kaybediyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Haberler
Rivayet edilmiş hikayeler
Cümle içinde kullanımı: “Eski dönem ahabirler dergilerde, elden ele dolaştırılan tek sayfalık ilanlarda yer alırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İktidarı ve makamıyla
– Kuvveti ve gücüyle
Cümle içinde kullanımı: “Fatih Sultan Mehmed, yönetici ruhu ve biliktidar niteliğiyle adını tarih yazdıran padişahlardan biriydi.”