Kelime Kökeni: Arapça
– Aşağılık kişiler, reziller
Cümle içinde kullanımı: “Bu devran rüzelaların eline kalmaz, Yaradan muhakkak sorar hesabını.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Aşağılık kişiler, reziller
Cümle içinde kullanımı: “Bu devran rüzelaların eline kalmaz, Yaradan muhakkak sorar hesabını.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Reisler, başlar
– Sadrazamın küçük rütbeler için vereceği resmi yazılar
– Ulema derecelerinden biri
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı devletinde ulemaların rüus aylığı sadrazam tarafından ayarlanırdı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Oynatıcı
Cümle içinde kullanımı: “Çingenelerden iyi raksaver çıkar derler.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ustalıkla icra edilmiş
– Sanatla donatılmış
– Sonradan üretilmiş, uydurma, sahte
Cümle içinde kullanımı: “Mesnevi’nin Halk kütüphanelerinde bulunan kopyaları masnuat edilmiş örneklerdir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kuşların dili, kuş sözü
Cümle içinde kullanımı: “Ferîdüddîn-i Attâr tarafından kaleme alınan Mantıku’t-Tayr, epik bir şiirdir. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sakatlık, sakat olma durumu
– Hastalık
Cümle içinde kullanımı: “Hor görme maluliyyet sahibini, bilemezsin gün gelir seninde tutmaz dizlerin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dar olma durumu, sınırlılık
Cümle içinde kullanımı: “Mapusta mahdudiyyet çeken kader kurbanları iyi bilir özgürlüğün kıymetini.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yıldız, yıldızlar
Cümle içinde kullanımı: “Gök dolusu ıkdı şebefrüz gecemi aydınlatırken nasıl karamsar olabilirim ki?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cinsel davranışları ve düşünceleri yoldan sapmış kimse
– Sapık fikir
Cümle içinde kullanımı: “Toplumumuzda idlaliyye tavırlar sergileyen kişileri bastırıp en ağır şekilde cezalandırmalıyız.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İlenmek, beddua etmek
– Namaz sırasında kıyamı uzun tutmak
– Allah’a yakarma
Cümle içinde kullanımı: ” Sus, boş yere ıknat edip günaha girme evladım.”