Kelim Kökeni: Arapça
– Yapışma, bitişme, eklenmiş olma, bitişik, tutunma
– Kavuşma, ulaşma, yetişme
Cümle içinde kullanımı: ” Birbirine doğru meyleden ağaçların lüsûk etmiş dalları arasından günün ilk ışıkları süzülüyordu.”
Kelim Kökeni: Arapça
– Yapışma, bitişme, eklenmiş olma, bitişik, tutunma
– Kavuşma, ulaşma, yetişme
Cümle içinde kullanımı: ” Birbirine doğru meyleden ağaçların lüsûk etmiş dalları arasından günün ilk ışıkları süzülüyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lisanlar, diller, lehçeler
Cümle içinde kullanımı: “Lüsn dünya da konuşulan tüm dilleri kapsamaktadır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dilcik, küçük dil, damağın arkasında bulunan küçük uzantı
Cümle içinde kullanımı: ” Geçirdiği elim kaza sonrası lüseyni yuttuğu söylenmeye başladı bu yüzden kekeleyerek konuşuyormuş.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Pelteklik, dildeki tutukluk, kekeleme
Cümle içinde kullanımı: “Dildeki sürtmeye, takılmaya verilen isim lüknûnet denir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Pelteklik, dildeki tutukluk, kekeleme, konuşma bozukluğu
Cümle içinde kullanımı: ” Rahmetli dedemin dili lüknet idi aynı dertten bende müzdaribim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yere sürünen, yerden alınmış, basit ve değersiz eşya
– Yolda bulanan ve gerçek sahibi bulunmayan mübah sayılmayan mal, buluntu
– Sokakta bulunan ve sahipsiz eşya
Cümle içinde kullanımı: “Bu mal varlığı lükata değil alın teriyle, it gibi çalışmayla elde edilen bir servet.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Şarkılar, ezgiler, nağmeler
– Konuşmada ve okumada yanlışlık yapmalar
Cümle içinde kullanımı: ” Lühûn eden sesi kulaklarıma çalındığında kalbim bir kuş gibi çırpınırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-lahn
– Etler, tenler
Cümle içinde kullanımı: “Lime lime olmuş lühûm ölümün en kötü halini sergiliyor bize.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kavuşma, ulaşma, erişme, sonradan yetişmek, yaklaşmak, birbirine katılmak
Cümle içinde kullanımı: ” Birbirine doğru meyleden iki sevgili öyle uhrevi bir ışıkla lühûk eylediler ki ayrılığın esamesi okunmadı.”
Kelime Kökeni: Arapça-lahd
– Lahitler, mezarlar, kabirler, çukurlar, makberler
Cümle içinde kullanımı: “Ey insan kibirlenme, sonunu görmek istiyorsan lühûda bak!”