Kelime Kökeni: Arapça
– Nergis
– Yasemen, yasemin çiçeği
– Zerrin kadehi çiçeği
Cümle içinde kullanımı: “Abherin mis gibi kokusu etrafa saçılmış, gönlümüze ayrı bir dinginlik katıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Nergis
– Yasemen, yasemin çiçeği
– Zerrin kadehi çiçeği
Cümle içinde kullanımı: “Abherin mis gibi kokusu etrafa saçılmış, gönlümüze ayrı bir dinginlik katıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– ibadet edenler, ibadette bulunanlar, kullar, tapınanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ey abede ne zaman sıkışır ve dara girersen ellerini semaya açıp dua et!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Köleler, kullar, esirler, tutsaklar
Cümle içinde kullanımı: “Abdûn olmuşsan farklı bir ülke de inan bana ruhen yaşamana izin vermezler. “
Kelime Kökeni: Arapça- abd
– Kulluk, köleler, kölelik, ubudiyet, bağlılık
Cümle içinde kullanımı: “Allah’tan ve peygamberinden başka kimseye abdiyyet olma, makamda para da geçicidir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Abdallar, ahmaklar, çabuk aldananlar
– Dervişler
Cümle içinde kullanımı: “Abdâlân memleketi Konya’dan selamlar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sert, hırçın, çatık kaşlı kimse, haşin, boyun eğmez
– Arslan, aslan
– Gazanfer, yiğit, yürekli
– Yola çıkacak insan anlamında kullanılır
Cümle içinde kullanımı: ” Yavaştan yola revan olunma vaktidir, demişler yolcudur abbas bağlasan durmaz.”
–
Kelime Kökeni: Arapça-bi’r çoğul biçimi
– Kuyular, su kuyuları, çukurlar
Cümle içinde kullanımı: ” Köyün berisinde kalan çok eski bir âbâr var belki içinde su vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ebetler, sonu olmayan gelecekler, ebediyet, sonsuzluk
Kelime Kökeni: Farsça
– Bakımlı, şen
– Ovalık yer, imar edilmiş mamur
– Harab karşıtı
Cümle içinde kullanımı: ” Âbâd olarak hazineye geçen yerler devlet kontrolünde ekilip biçilecek.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lüzucetli, yapışkan, yapışan, kopmadan uzayan, genişleyen şey
Cümle içinde kullanımı: “Lüzûcî kıvamında olan balın ne kadar doğal olduğunu renginden ve dokusunda anlayabilirsiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-lass
– Hırsızlar, sarıklar, arakçılar, eli uzunlar
Cümle içinde kullanımı: ” Nereden düştüm bu lüsus içine Yarabbi, varımı yoğumu aldılar elimden!”