Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yüksek değerler, yüksek faziletler, erdemler
Cümle içinde kullanımı: “Hz. Ömer fazail-i âliyye’ye örnek teşkil eden önemli zatlardan biriydi. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yüksek değerler, yüksek faziletler, erdemler
Cümle içinde kullanımı: “Hz. Ömer fazail-i âliyye’ye örnek teşkil eden önemli zatlardan biriydi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Biçimsizlik, çirkin olma durumu, çirkinlik, kabih, kabahat, şenâ’at
Cümle içinde kullanımı: “Mühim olan yüzündeki fazâ’at’ın kalbine sıçramaması, çirkin bir kalple yaşamak daha zordur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Fethedenler, zafer kazananlar, Fatihler
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı devleti nice fâtihân yetiştirmiş, nice yiğitlere yurt olmuş bir imparatorluktur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kıvrak zekalılık, keskin zekalılık, hızlı düşünme kavrama
Cümle içinde kullanımı: “Mektepteki talebelerimin hepsi fatâniyetli, iyi çocuklardır hepsi adına kıvanç duyuyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Saçmalayan, zırvalayan, saçma sapan değerlendirmelerde bulunan (kimse)
Cümle içinde kullanımı: “Dergilerde yazısı paylaşılan çoğu eleştirmenin fâsıha yorumlarını okumaktan zevk almıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Şen, neşe veren, memnun, sevinçli, mesrur
Cümle içinde kullanımı:”Farûh kahkahalarıyla odayı çınlatıyor, içten gülücükleriyle evin matemini yok ediyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sebatsız, temkinsiz, aceleci
– Hafif mizaçlı, hafif meşrepli kimse, oynak, güvenilmeyen kişi
– Gürültücü, gürültüye boğan, çok konuşan, lafazan, düşünmeden konuşan
– Boşa övünen, övüngen, çok fazla övünen
Cümle içinde kullanımı: “Müzeyyen Senar’ın oy farfara türküsünü eskiden sever çokça dinlerdim. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İran edebiyatı
– Fars edebiyatı
Cümle içinde kullanımı: “Fârisiyyât’ın en önemli, en görkemli eseri daima Şahname olmuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yoksullukla, yoksul olarak, fukara olarak
Cümle içinde kullanımı: “Hayatta ki en zor şeylerden biridir efendim fakrân ile sınanmak. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Fahrîlik, gönüllülük
Cümle içinde kullanımı: “Edebiyat karın doyurmaz bu ilime baş koyanlar fahriyyet mertebesine erişir ancak. “