Kelime Kökeni: Arapça
– Saldırgan, mütecaviz, fodul, haddini aşan, sataşkan
Cümle içinde kullanımı: “Boyuna posuna bakmaz hem kel hem fadûl hergele!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Saldırgan, mütecaviz, fodul, haddini aşan, sataşkan
Cümle içinde kullanımı: “Boyuna posuna bakmaz hem kel hem fadûl hergele!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sakıncalı durum, bela, felaket, sıkıntı, yıkım
Cümle içinde kullanımı: “Tüm dertlerden, fâdıhalardan Allah hepimizi korusun, yolumuzu aydınlatsın!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cinsel organ, tenasül organı, cinsiyeti belirleyen organ
Cümle içinde kullanımı: “İnsan anatomisinde ezlag cinsiyeti belirleyen unsurdur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvanların çatal tınakları, zılflar
Cümle içinde kullanımı: “Büyük baş hayvanlarda meydana gelen ezlâf çürükleri süt verimini düşürebilir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ay ile güneş, güneş ve ay
– Ezheran
Cümle içinde kullanımı: “Biz iki aşık, tıpkı gökyüzünde ayrı aşıklar ezhereyn gibiydik. Gecemizde gündüzümüzde ayrılığın esiriydi. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hristiyan papazı, rahip, keşiş, karabaş
Cümle içinde kullanımı: “Evliliğe tövbe ederek kendilerini İsa’ya adayan eybeller manastırda tüm ömürlerini geçirirler. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Eller
– Lütuflar, nimetler, nedenler, sebepler
Cümle içinde kullanımı: “Dudaklarım kilitli, suskunluğumun gafleti yanlış eyâdîler üstüne kurulu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Erkek hayvanlar
Cümle içinde kullanımı: “Sığırların içerisindeki en büyük ve eyâyîl olanları kısırlaştırmak zamanı geldi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yandaş, destekçi, taraftar, yanlı
– Sıradan, bayağı, pespaye, ayak takımı, amiyane
– Mafsallar, eklemler
Cümle içinde kullanımı: “Çevresine topladığı güruhun hepsi evşâz edilmiş, niyetleri belirli olan kişiler.”
–
Kelime Kökeni: Arapça
– Dönmek, devretmek, sapmak
Cümle içinde kullanımı: “İnsanların maymunlardan evrindiğini düşünenler hala var. “