Kelime Kökeni: Arapça
– Doğruluk, halislik, dürüstlük
Cümle içinde kullanımı: “İnsan nankör olmaya görsün o zaman ne halisiyyet bilir ne adalet!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Doğruluk, halislik, dürüstlük
Cümle içinde kullanımı: “İnsan nankör olmaya görsün o zaman ne halisiyyet bilir ne adalet!”
Kelime Kökeni: Arapça-hâl+Türkçe-daş
– Kötü gün dostu, kötü gün arkadaşı, hem-hal
Cümle içinde kullanımı: “Sırma benim hem kardeşim hem can’ım, hem de hâldaş’ımdır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Allah’a ait hak
– Bektaşî ve müritlerine gezi sırasında diğer tarikat arkadaşları veya dostları tarafından yapılan yardıma verilen isim
Cümle içinde kullanımı: “Hacı Bektaş-ı Veli’nin izinden giden Bektaşî’lere yardım elini uzan hakk-ullah, elbet gönlüde yüreği de güzeldir. “
Kelime Kökeni: Arapça-ad tamlaması
– İslam dinin son peygambei Hz. Muhammed’in ölümünden önce Mekke’yi ziyaret edişi, veda haccı
Cümle içinde kullanımı: “Medine’ye hicretinin 10. yılında Hz. Muhammed’in 632 yılında gerçekleştirdiği haccetü’l-veda ilk ve son haccı olmuştur. ”
–
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hac mevsiminde yapılan ziyaret
– Arife günü cuma gününe denk gelen hac
– Kurban bayramı
Cümle içinde kullanımı: “Hacc-ı ekber zamanı Allah ve Resûlü’nden gelen bildiri olarak kabul edilir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Su taşıyan deve
Cümle içinde kullanımı: “Sahra çölünde en sık rastlanılan şey gâviye ve kaktüslerdir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Batı tarafında yer alanlar, bulunanlar
– Dalgalar
Cümle içinde kullanımı: “Geminin güvertesi azgın gavârib arasında bir batıyor bir çıkıyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bayılma, kendinden geçme, baygın duruma gelme
– Mide bulantısıyla geçirilen baygınlık, kendinden geçme durumu
Cümle içinde kullanımı: “Çürümüş bitki kokular yüzünden gaşy geçirip yere düşecekti. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Gençlik ve canlılıkla ilgili, toylukla alakalı
Cümle içinde kullanımı: “Ey sabi sübyanlar, gassanî pınarı bir gün kuruyacak sizlerde bizler gibi yaş alacaksınız. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Aşk ve sevda ile alakalı ilgili, sevgi ile ilgili konular
Cümle içinde kullanımı: “Garâmiyyât bahislerini böyle içki masasında konuşmak olmaz. “