Kelime Kökeni: Arapça
– Çadır, otağ, oba, çerge
– Osmanlı Türklerinin yaşadıkları ilk evi, sarayı
Cümle içinde kullanımı: “Moğolistan dağlarının eteğinde hayamât da yaşayan Duka Türkleri en eski Türkler olarak keşfedilmiştir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Çadır, otağ, oba, çerge
– Osmanlı Türklerinin yaşadıkları ilk evi, sarayı
Cümle içinde kullanımı: “Moğolistan dağlarının eteğinde hayamât da yaşayan Duka Türkleri en eski Türkler olarak keşfedilmiştir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Canlılık, hareketlilik, neşelilik
Cümle içinde kullanımı: “Aile dostum geçirdiği buhran sonrasında gördüğü tedavi sayesinde hayâtiyyesine kavuştu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Gebe kadınlar, hamileler, yüklü kadınlar
Cümle içinde kullanımı: “Son günlerine yaklaşan iyice ağırlaşan havâmilleri tarlada çalıştırmayı yasaklayıp istirahate yollayınız. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Etki, tesir, kuvvet, izlenim
Cümle içinde kullanımı: “Mevlana’nın en değerli eserlerinden biri olan Mesnevisi üstümde bir hâssıyyet gölgesi oluşturmuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça-hasm sözcüğünün tesniye biçimi
– Davalı olan iki taraf, davalı taraflar, iki hasım
Cümle içinde kullanımı: “Her münakaşa da Kadı’nın kapısını çalan hasmeynler, bir çift öküz uğruna kanlı bıçaklı yıllardır. “
Kelime Kökeni: Arapça-hâss
– Saray ile padişahın korumalığını ve hükümetin muhafazasını üstlenen merkezi üssü İstanbul’da bulunan birinci ordu
Cümle içinde kullanımı: “Bir çok medeniyette özel olarak yetiştirilen Hassa ordusu bulunmaktaydı örnek vermek istenirse Gazneliler, Moğollar, Eyyubiler ve Selçuklular verilebilir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir ülkede yer alan halkın kültür ögelerini, törelerini, geleneksel yemek ve danslarını, töre ve inançlarını, müziğini inceleyen araştıran bilim dalı, Folklor, Halk Bilimi, halkiyat
Cümle içinde kullanımı: “Toplumların ve ülkelerin kendilerine has yapılarını inceleyen, niteleyen, üzerinde çeşitli çalışmalar yürüten bilim alanına Halkiyyât denmektedir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kültür işleri
– Harsla alakalı konular, şeyler
Cümle içinde kullanımı: “Adana Harsiyyât ve Halkiyyat’ından yapılan bildiriye göre pamuk tarlaları için özel sulama yolları yapılacağı söylendi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Haricî, dışsal, dışla ilgili olan, dıştan olan
– Dışişleri Bakanlığı ile alakalı, ilgili
– Ameliyat gerektiren hastalık, operasyon, cerrahi müdahale
Cümle içinde kullanımı: “Son dönem Osmanlı devletinde dış ülkelerle olan siyaseti yürüten kurum Hâriciyye Nezaretiydi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ülkesini, ailesini ve yakınlarını hakaretten, tecavüzden, kötülükten koruma ve gözetleme gayreti
Cümle içinde kullanımı: “Bir insan hamiyyetten yoksun ise bir pula dünyayı bile satar. “