Etiket arşivi: Arapça Kelimeler

Lâmi Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Parlak, parlayan, parıldayan, ışıldayan, ışıldak, ışıltılı

– Türk edebiyatında önemli bir yere sahip mutasavvıf ve sanatkar

Cümle içinde kullanımı: “Dolunayın lâmi görüntüsü her aşığı şaire dönüştürebilecek uhreviyata sahip. “

Lamelif Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Osmanlı alfabesinde lam ile elif harfinin bir arada yazılmış biçiminin okunuşu

– Çarpık, eğri, eğri büğrü, dolambaç, dolambaçlı

Cümle içinde kullanımı: “Arka sokakların lâmelif yollarında kaybolmaktan korkmadan yürür, gecenin sessizliğine karışırdım. ”

 

Lâ-mekan Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Yersiz, mekansız, yurtsuz

– Mekana bağlı olmaksızın, yere ihtiyacı olmayan

– Allah, Tanrı

Cümle içinde kullanımı: “Lâ-mekân seni Yaratana dua et, o sesini her yerden duyandır. “

Lâ-mantıkî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Mantık dışı, mantıkla çözümlenemeyen, mantıkla alakası olmayan

Cümle içinde kullanımı: “Kardeşimin lâ-mantıkî sözlerinden yola çıkarak bu insanlara eziyet edemem. “

Lâleli Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-Türkçe

– Lalesi olan, lale bulunan, lale yetiştirilen yer

– Lale motifli, lale işlemesi olan dokuma

Cümle içinde kullanımı: “İran ve Türk halılarında lâleli motifleri ağırlıklıdır. özellikle Osmanlı dönemini yansıtır. “

Lâl Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Konuşma melekesini yitirmiş (kimse), dilsiz, konuşma engelli, dili tutulmuş kimse, ahraz, ses çıkarmayan sessiz

– Yakut gibi kırmızı renkte değerli bir taş

-Koyu kırmızı renkte değerli bir tür mürekkep

– Kırmızı, al, kızıl renk

– Dudak

Cümle içinde kullanımı: “Dili lal olmuş bir kere aşka hangi sevda onu konuşturabilecek güce sahiptir ki?”

Lakve Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Yüz felci, kısmi felç, ağız çarpılması

Cümle içinde kullanımı: “Annem yaşadığı şok sonrasında inme geçirerek lakve uğradı, şimdi rahat yemek yiyemiyor. “

Lakt Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Yerden toplama, derlemek, toplamak, cem’etmek, devşirip kaldırmak, devşirme, bir araya getirip düzene sokma

Cümle içinde kullanımı: “Sabahattin Ali’nin bütün eserlerini lakt ederek halka ücretsiz dağıtmak isterdim. “

Laklakıyyat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Saçma sapan sözler, faydası olmayan sözler, manasız sözler, boş lakırdılar, gelişigüzel sözler

Cümle içinde kullanımı: “Acımı anlamayanlar  laklakıyyât avuntularla beni sakinleştirmeye çalışıyor, babasız kalmanın ağırlığı avuntuyla geçer mi? “

Laklaka Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Anlamsız söz, yararı olmayan konuşma, gereksiz söz, boş laf

Cümle içinde kullanımı: “Laklaka edene itibar edersen yarı yolda kalmaya mahkumsun.