Kelime Kökeni: Arapça-less
– Yılan akrep ve benzeri zehirli zehirli hayvan sokması, zehirlenme
– Sürekli, daim olan, ebedi, kalıcı
Cümle içinde kullanımı: ” Les soktu mu feleğin şaşırır mazallah ölürsün bile.”
Kelime Kökeni: Arapça-less
– Yılan akrep ve benzeri zehirli zehirli hayvan sokması, zehirlenme
– Sürekli, daim olan, ebedi, kalıcı
Cümle içinde kullanımı: ” Les soktu mu feleğin şaşırır mazallah ölürsün bile.”
Kelime Kökeni: Arapça-cümle
– Beni görmeyeceksin!
– Beni asla göremezsin
Cümle içinde kullanımı: “Yeminler olsun ki len-terânî, yolum yoluna çıkmayacak. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Pek iri ve büyük, çok iri ve kaba, kocaman, dev gibi
Cümle içinde kullanımı: ” Pörtlek gözleri lenduha vücuduyla masallardaki dev yaratıkları andıran bir görünüme sahipt. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yok olmaz, baki, ebedi, kalıcı, daimi olan, zail olmaz, zeval bulmaz
– Allah’ın sıfatlarından biri
Cümle içinde kullanım: “Lem-yezel sıfatı sadece Allah’a aittir, bizler gelip geçiciyiz. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir cisme nesneye dokunmaktan oluşan duygu
– Bir madene parmakla dokunmaktan oluşan hissiyat
Cümle içinde kullanımı: “El yapımı bu aletlere elimi sürdüğümde lemsiyyet hissiyatım sürekli artıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Dokunma ile ilgili, dokunma duygusu ile ilgili
– Müteallik
Cümle içinde kullanımı: ” Lemsî ile görmek arasında fark var, dokunmak ve duymak arasında olduğu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– El ile dokunup duyma, ellemek, dokunmak, dokunma ile duyulan, yapışmak
– Beş duyudan biri, dokunma duyusu
Cümle içinde kullanımı: “Gözleri köreldiğinden beridir anca lems ile çevresini tanıyabiliyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir göz atma, bir kez bakış
– Parıltı, ışıltı
Cümle içinde kullanımı: “Bir gülüş bir lemha ile çal kalbimi nazenin sevgilim, senden gayrı yoktur dermanım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bakma, göz atma, bir defa bakış, kısaca bakmak
– Parıltı, parlama
Cümle içinde kullanımı: “Masam üzerindeki devlet erkanından gelen evrakları lemh ederek bir kenara ayırdım sonra inceleyecektim. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Işıldama
– Parlama, parıldama, parıltısı
Cümle içinde kullanımı: “ Saçlarına vuran leme’ân gibi beni de ayağına kul yaptın yaranım. “