Kelime Kökeni: Arapça
– Arapça da cezm harfidir
– Terk etmek, bırakmak, gitmek
– Işıldama, parıldama, parlama
Cümle içinde kullanımı: “Arapça öğrenirken en çok zorlandığım kısım Lem harfinin muzari fiillere okutma şekliydi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Arapça da cezm harfidir
– Terk etmek, bırakmak, gitmek
– Işıldama, parıldama, parlama
Cümle içinde kullanımı: “Arapça öğrenirken en çok zorlandığım kısım Lem harfinin muzari fiillere okutma şekliydi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Leğen
– Kara batmamak için ayağa takılan örgülü çember
Cümle içinde kullanımı: ” Eve buyur etmeden leken getirsen de elimi yüzümü yıkasam ana. “
Kelime Kökeni: Arapça-le’îm+Farsça-âne
– Alçakça, adice, zelilane bir tarzda, aşağılık şekilde
Cümle içinde kullanımı: “Allah biliyor ya bu le’îmane zulmün elbet bir karşılığı olacak. ”
Kelime Kökeni: Arapça-levm, çoğul biçimleri leiman, li’âm
– Bayağı, alçak, adi, zelil, cimri
– Levm edilen, kötü söz söylenen kişi
Cümle içinde kullanımı: ” Le’îm zannedilen nice insanın özünde iyi, kalbinde kötülük olmadığını gördüm. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Onun için ondan yana, bir kimse veya şeyden yana olma, leh
– Aleyh karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Bu ihaneti ömrümün sonuna kadar unutmayacağım benden yana lehu olmanı beklerdim. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Dili dışarı çıkarma, nefesi kesilme, nefesi kesilerek dili dışarı çıkarma
– Yalamak
Cümle içinde kullanımı: “Köpeğin lehs olmuş hali uzun bir yolculuktan döndüğünü gösteriyor kim ne kadar koştu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Alev, alaz
– Ateşin alevlenmesi, lehebân
– Ateşin sıcaklığı
– Eti az deve, zayıf deve
Cümle içinde kullanımı: “Lehîb’ten korkan ateşe dalar mı, günahtan korkan yalana başvurur mu?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Okurken çok yanlışlık yapan kimse, yanlış okuyan
Cümle içinde kullanımı: “Küçük Hüseyin alfabeyi ezber etse de okumada lehhân kalıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kaybolan bir şey için müteessir olmak
– Kaybolan bir şeyin arkasından üzülmek
Cümle içinde kullanımı: “Annemden tek hatıra kolyeyi kaybettiğimde nasıl lehef olduğumu anlatamam. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ateşin alevlenmesi, ateşten çıkan yanar ve ve parlak hava
Cümle içinde kullanımı: “Lehebân gibi bir sevda ile sana yürürüm, yollarımı yarım bırakma Ey Sevgili!”