Müfessiran Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Anlaşılması güç metni veya konuyu aydınlatıp açıklayabilecek bilgiye sahip kişi

– Kur’an-ı Kerim kitabını yorumlayabilen, şerh eden bilgin

Cümle içinde kullanımı: “İlahiyat bilimine yüz sürmeyen müfessiran olur mu hiç?”

Maslahatgüzar Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-maslahat, Farsça-güzar

– İşi bilen kişi, uzman, işin ehli

– Geçici sefaret işini yapan memur, vekil, elçi

– Elçilerin vekili

Cümle içinde kullanımı: “Makamınızı geçici maslahatgüzara emanet ederek, yıllık izninizi kullanabilirsiniz.”

Maristan Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Hastaların tedavi gördüğü yer, hastahane

– Darüşşifa

Cümle içinde kullanımı: “Cüzzam hastalığında maristanlar yetersiz kalırken, çoğu hasta köylerinden sürülerek ölüme terk edilmiştir.”