Laçin Nedir?

Kelime Kökeni: Eski Türkçe

– Alıcı kuş, kartal, atmaca, doğan, beyazlı ve kırmızılı ayaklı bir tür şahin

– Çıkılması güç kayalık yer, sarp, yalçın, şiddetli

Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı imparatorluğunda her şehzadenin kendi yetiştirdiği bir laçini olurdu. “

Lâç Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Oyun etme, aldatma, göz boyama, hile, âl, desise, entrika, dolap çevirme

Cümle içinde kullanımı: “Sülün Osman’ın İstanbul’u birbirine katan lâç ve palavraları filmlere konu olmuştur.”

Laciverdî Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Lacivert renge özgü, lacivertde çalan renk, lacivert renk

Cümle içine kullanımı: “Gözlerinin rengi tıpkı lâciverdî bir tona yakın desem abartmış olmam.”

Laciverd Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Koyu mavi, çivit mavisi, deniz mavisi,  Lacivert

– Koyu mavi renkte değerli bir süs taşı

– Lazur taşının rengi

Cümle içinde kullanımı: “Lâciverd rengine çalan kaftanı üzerine işlenmiş incilerle kuzey yıldızı gibi parlıyordu. “

Lacerem Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Kuşkusuz, besbelli, şüphesiz, tartışmaya gerek olmaksızın, elbette, işkilsiz

Cümle içinde kullanımı: “Sorguda aldığımız cevapların hepsi lâ-cerem doğru ve müspetti.”

Lâc Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça ve Arapça

– Çıplak, soyunuk, üryan, nü, cıbıl

– Dar, sıkışmış, rahat olmayan, heyecan

– Reçineli sıvı, laka, lak

– Yüz bin (Hind.)

Labüd Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat ve zarf

– Gerekli, gerekli olan, gerek, lazım, zaruri, mutlaka, zorunlu

– Gerekli olarak, zaruri olarak

Cümle içinde kullanımı: ” İhtiyaçlarınızı lâ-büd olanıyla sınırlarsanız yapılacak yardımlar en iyi şekilde değerlendirilmiş olur.”

Lablab Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Sümbül, sümbül fasulyesi

– Çadır çiçeği, küçük boru çiçeği

Cümle içinde kullanımı: ” Baharın gelişini sesinden değil lâblâb kokusundan bilirsin aşkım. “

Labiyyat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Eğlenceler, oyunlar, hakkabazlıklar, oyun işleri

Cümle içinde kullanımı: “Ramazan bayramının hemen ardından la’biyyatlar, karagöz ve hacivatlar çocukluğumun en güzel hatıralarıydı. “