Lıkin Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Lakin, ancak, fakat, amma, eğer, yalnız, şayet

Cümle içinde kullanımı: “Lîkin ne etmek lazım gelir bir türlü karar veremem, müteessirim. “

Likat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Ekin biçilip harman yerine taşındıktan sonra tarlada kalan başakları  toplama işi, başak toplama

Cümle içinde kullanım: “Tarlaya bir an evvel gidilip likât edilmeli yoksa yağmur bastıracak. “

Likam Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Gem, dizgin, licam, ligam

Cümle içinde kullanımı: “Hayvanların likâmları sağlam olduktan sonra zapt edilmesi kolaydır.”

Likailihi Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Söz söyleyenin, söz söyleyene aittir

Cümle içinde kullanımı: ” Kelam edene li-kailihi, ağızdan düşen söz namustur dönülmez. “

Likaf Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Palan, eğer, semer, yukaç

Cümle içinde kullanımı: “Atların likâflarını vurup yemlerini vermeyi ihmal etme sabah ezanıyla yola koyuluruz.”

Likaullah Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Allah’a kavuşma, Yaratana kavuşma

Cümle içinde kullanımı: “Daha fazla acı çekmeyen sabaha karşı lika-ullah ederek bu dünyadan ayrıldı.”

Lika-yı Afak Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Gök, gökyüzü, sema, felek

Cümle içinde kullanımı: ” Likâ-yı âfâk dünde güneşle ağardı yarında ağaracak, sanma leylâ bitmeyecek.”

Lika Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Görme, görüşmek, rast gelip kavuşma, bir araya gelmek

– Yüz, sima, çehre, görünüş

– Mürekkep hokkalarına konulan ham ipeğin adı

Cümle içinde kullanımı: ” Neylerim bir gün likâ yüz yüze gelemeyecek olduktan sonra yaşamayı.”

Lîk Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-edat

– Lakin, amma, ama, fakat, ancak, yalnız

Cümle içinde kullanımı: “Doğru denemez lîk yanlış da görünmez bu olayda. “

Lihyedar Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Sakallı, sakalı uzamış olan

Cümle içinde kullanımı: “Lihye-dâr hoca efendi akşam yemeğinde evimize teşrif edecek. “