Kelime Kökeni: Arapça
– Yeynilik, basitlik, davranışlarda hafiflik, sadelik, hafif olma durumu
– Ağırlık karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Tüy kadar narin, bir yaprak kadar hıffet olan beyaz elini alnıma kondurdu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yeynilik, basitlik, davranışlarda hafiflik, sadelik, hafif olma durumu
– Ağırlık karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Tüy kadar narin, bir yaprak kadar hıffet olan beyaz elini alnıma kondurdu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir konu yada şey hakkında edinilmiş bilgi ve tecrübe, deneyim
Cümle içinde kullanımı: “Hayat boyunca azmederek göstereceğin sabır sonunda uzmalaşak, hıbret sahibi birine dönüşeceksin. “
Kelime Kökeni: Farsça-hem+Arapça-meşreb
– Kafadar, huyu suyu bir, aynı meşrepte olan, kafa dengi, kafadaş
Cümle içinde kullanımı:“Hem-meşreb arkadaşlar edindiğinde can sıkıntı nedir bilmeyeceksin o yüzden okulunu sevmeye başlamanı öneririm.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İçki arkadaşı, kaseleri bir olan, kadeh arkadaşı, çanak arkadaşı
Cümle içinde kullanımı: “Ne yer ne içer bilmem, meyhaneden ahbaplık yaptığım hem-kâse olduğum bir zattır sadece.”
Kelime Kökenli: Farsça-sıfat
– Sarmaş dolaş, kucak kucağa, kulamış biçimde, birbirine sarılıp kucaklaşma
Cümle içinde kullanımı: “Unutulur mu, hem-âgûş olduğumuz mutluluk dolu anlar. İnsan kalbi sevdiğini bir çırpıda yok sayar mı?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Uygun, denk, mütenasip, nitelik yönünden eşit
Cümle içinde kullanımı: “Korkudan uyanıp özlemle bir olan hem-âheng hislerin tesiriyle titriyordum. “
Kelime Kökeni: Farsça-heft+ahter
– Yedi seyyare, yedi gezegen, yedi planet
(Utarit, Zühre, Merih, Müşteri, Zuhal, Güneş, Ay)
Cümle içinde kullanımı: “Astronomiyle ilgilenen ulemalar mektepte heft-ahter ile ilgili araştırmalar yaparlardı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Çadır, otağ, oba, çerge
– Osmanlı Türklerinin yaşadıkları ilk evi, sarayı
Cümle içinde kullanımı: “Moğolistan dağlarının eteğinde hayamât da yaşayan Duka Türkleri en eski Türkler olarak keşfedilmiştir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Canlılık, hareketlilik, neşelilik
Cümle içinde kullanımı: “Aile dostum geçirdiği buhran sonrasında gördüğü tedavi sayesinde hayâtiyyesine kavuştu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Gebe kadınlar, hamileler, yüklü kadınlar
Cümle içinde kullanımı: “Son günlerine yaklaşan iyice ağırlaşan havâmilleri tarlada çalıştırmayı yasaklayıp istirahate yollayınız. “