Kelime Kökeni: Arapça
– Elbette, kuşkusuz, tabii, doğal olarak, herhalde, şüphe yok
Cümle içinde kullanımı: “Lâşek söylemenize gerek yok, bende kuralların uyulması için koyulduğunun farkındayım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Elbette, kuşkusuz, tabii, doğal olarak, herhalde, şüphe yok
Cümle içinde kullanımı: “Lâşek söylemenize gerek yok, bende kuralların uyulması için koyulduğunun farkındayım. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Leş, cife, ölmüş hayvan bedeni, kokmuş et,
– Kokmuş ve murdar şey, kokmuş et parçası
– Batan geminin kıyıda kalan kırık teknesine verilen ad
Cümle içinde kullanımı: “Elimden gelen tek şey küçük dostumun lâşesini arka bahçeye gömmekti. ”
Kelime Kökeni: Farsça
– Talan, yağma çapul, baskın
– Adi, bayağı, aşağılık, zelil, alçak, itibarsız, değeri olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Senin gibi kadir kıymet bilmeyen, lâş kimselere verecek on param yok!”
Kelime Kökeni: Fransızca-Türkçe
– Lastikten mamul ve onun gibi iki tarafından çekildikçe esneyen uzayıp toplanan şey
– Çekildiği her taraftan uzayan çekilebilir muhtelif suretlerle tefsir olunabilir
– Türlü anlamlara gelen söz veya konuşma
Cümle içinde kullanımı:” Beli lastikli pantolonumu atmaya kıyamıyorum iyice eskidi ama olsun.”
Kelime Kökeni: Fransızca-elastique
– Kauçuktan yapılmış nesne
– Kauçuktan veya gomalastikten üretilen çekildikte uzayan madde
– Potinin üzerine giyilen kauçuktan yapılmış galoş
– Kauçuktan yapılma pabuç
Cümle içinde kullanımı: ” Dışarıdaki yağmur ve çamuru odaya taşımamak için lütfen lastik galoşları giyer misiniz?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yakıya özgü, yakı ile ilgili, yakıyla alakalı
Cümle içinde kullanımı: “Yarı katı yapışkan laskî tedavi yöntemi yetişkin kişilerde ağrı azaltmada kullanılır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hepsinden öte, en çok, hele, özellikle, mahsus, bilhassa, hususiyle
Cümle içinde kullanımı: “İnsan zayıftır kardeşim lâ-siyemmâ sevgi konusunda yenik düşmeye mağluptur.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Parlayan, parlayıcı, parlaklığa sahip
Cümle içinde kullanımı: “Gece yıldızların lasîf ışıltısı altında uyurken aklıma hep kaş çatışın geliyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Arkadaş, ayrılmaz dost, gönüldaş
– Düşman karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Bizler aşkın ve sevginin yolcularıyız lasîk olup kol kola girerek yürürüz. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yapışan, yapışkan, yapışık, yapışmış olan, yapışık, yapışıcı
Cümle içinde kullanımı: “Çam ağaçlarının özlerine lâsık olur dikkat et saçına geçmesin. “